el elin aynasıdır ne demek?
- Insanın her davranışını çevresindekiler açıkça görür.
- Kişi kendi özelliklerini zaman zaman yabancıdan öğrenir.
el
- Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad.
- Sahiplik, mülkiyet.
- Kez, defa.
- İskambil oyunlarında kâğıt atma sırası.
- Yönetim, baskı, etki.
- Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü.
- Aracı, vasıta.
- Yabancı, yakınların dışında kalan kimse
- Ülke, yurt, il
- Halk, ahali.
el
- (enzyme-linked immunoabsorbent assay) ELISA, (Tıp) belirli virüs ya da bakterilere antikorlar belirlemek için kullanılan kan tahlili (başlangıç HIV tarama testi olarak kullanılan)
en
- Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı.
- Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret.
- Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime
- Bir filmin iki kenar arasında kalan, filmlerin çeşitlerine göre değişen ve filmlerin boylarını belirleyen uzunluğu.
- Erime noktasının kısaltılmış şekli.
- Hlk. Hayvanların kulaklarına vurulan damga.
- Bk. genişlik
English Nature.
Prefix signifying in or into, used in many English words, chiefly those borrowed from the French.
Some English words are written indifferently with en-or in-.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
elelel açmakel adamıel ağzına bakan, karısını tez boşarel alel alameinel alemel aletiel alıcısıee 6 banyoe 6 prosese ağe boatelin ağzı torba değil ki büzesinelin tersielin tersiyle yapılanelin yetişebileceği uzaklıktaelinde avucunda nesi varsaelinde bulunduran kimseelinde bulundurmakelinde bulunmakelinde büyümekelinde kalmakelieli açıkeli açıklıkeli ağıreli alışmak
