ders görmek ne demek?
- Ders almak.
- Bir konu üzerinde bir öğrenci yetkili bir kimseden bilgi edinmek.
Unterricht haben.
ders
- Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi
- Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre.
- Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi
- Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret
- Tenbih, talimat, vazife. Bir şeyi öğrenmek için muallim veya o işi iyi bilen birisinden azar azar alınan vazife.
- Öğrencilerin, öğrenmek durumunda bulundukları bilgi, beceri ve anlayışlar.
- Öğrencilere bir konuyu anlatmak, bir sorunu açıklamak ya da birtakım becerileri kazandırmak için yapılan kısa süreli öğretim.
- Öğretim süresince ve kimi durumlarda öğretmenin yaptığı açıklamalar, küme tartışmaları ve alıştırmalar yoluyle öğrenilen şey.
- Belirli bir süre üzerinde çalışılan konu.
One in the eye.
ders geçme
- Öğrencilere başarı gösterdikleri derslerde bir üst sınıfın derslerine katılması olanağı sağlayan ve yalnız başarı gösterilmeyen derslerin yinelenmesi zorunluğunu yükleyen bir yükselme yöntemi.
ders gezisi
- Bir ya da birkaç dersin öğretimiyle ilgili olarak, öğretim programının amaçlarına ve yönergelerine uygun biçimde bir ya da birkaç öğretmenin gözetimi altında yapılan her türlü planlı gezi.
Instructional trip, school excursion.
görmek
- Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek
- Anlamak, kavramak, sezmek
- Yanına gidip konuşmak.
- Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek.
- Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak
- Yapmak, etmek.
- Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak.
- Almak.
Transact.
Observe.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
ders geçmeders gezisiders alabilir miyimders almakders anlatmaders anlatmakders araç gereçleridersders asmakders başıders başı etmekders cetveliderder akapder demezder encodedder hatırgörmekgörmek istiyorumgörmegörme açısıgörme alanıgörme alanının eşdeğer ışıklılığıgörme bozukluğugörgör bakgör işit araçlarıgör işit gereçlerigör ödegöbgöbbasangöbbengöbeçgöbede
