bizzat hazır bulunma ne demek?

  1. Bk. kendinin bulunması

kendinin bulunması

  1. Sanığın savcılıkta ya da yargılıkta kendisinin bulunması.

bizzat

  1. Doğrudan doğruya, zatıyla
  2. Ta kendisi
  3. Kendi, kendisi, şahsen
  4. Kendisi, aslında. Kendi zatı ile. Binefsihi. (Osmanlıca'da yazılışı: bi-z-zat)
  5. (en)Personally.
  6. (en)In person.
  7. (en)Myself.
  8. (en)Itself.
  9. (en)Himself.
  10. (en)Herself.

bizzat ihkak ı hak

  1. Kendiliğinden hak alma.

hazır

  1. Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya.
  2. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş.
  3. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.
  4. Bu fırsattan yararlanarak
  5. Huzurda olan, göz önünde olan. Amade ve müheyya olan. Gaib olmayan.
  6. Su sesi, su şırıltısı. (Osmanlıca'da yazılışı: hazîr)
  7. (en)Prepared.
  8. (en)Ready-made.
  9. (en)Quick.
  10. (en)Present.

bulunma

  1. Bulunmak işi.
  2. (en)Availability.
  3. (en)Discovery.
  4. (en)Finding.
  5. (en)Invention.
  6. (en)Existence.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

bizzatbizzat ihkak ı hakbizzat incelemebizzat kendimbizzat kendisibizzat kendisi söyledibizzarurebizzbizbiz attık kemik diye, el kaptı ilik diyebiz beraberbiz bizebiz ile delmekhazırhazır aktifhazır beklemekhazır bekleyenhazır betonhazır bilmeclishazır bulundurmakhazır bulunmahazır bulunmakhazır bulunmamahazıhazıanehazıkhazıkanehazıkı mütedeyyin
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın