beraat etmek ne demek?

  1. Aklanmak, temize çıkmak.

    Bu kararın okunuşu üzerine beraat edenler serbest bırakılmışlardı.

    H. C. Yalçın
  2. (en)To be acquitted.
  3. (en)To prove innocent / not guilty.
  4. (en)To beat the rap.

beraat ettirmek

  1. (en)Acquit.
  2. (en)Exonerate.

beraat

  1. Aklanma.
  2. Suçsuzluğu anlaşılmış olma hali.
  3. Kurtuluş.
  4. İyimserlik, olgunluk, güzellik.
  5. Fazilet, meziyet.
  6. Haşmet, metanet. İlim ve şecaatta, güzel vasıflarda emsalinden üstünlük. Hüsn ve cemalde tam olmak,emsalinden üstün olmak. (Osmanlıca'da yazılışı: berâat)
  7. (en)Acquittal.
  8. (en)Dismissal.
  9. (en)Exoneration.

etmek

  1. Bir işi yapmak
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Herhangi bir değerde olmak
  7. Vermek.
  8. Eşit değer kazanmak.
  9. (en)Step.
  10. (en)Say.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

beraat ettirmekberaatberaatı zimmetberaatı zimmet asıldırberaati istihlalberaatizimmetberaatizimmet asıldırberaatül istihlalberaaberaberber mucib i talepber vechber vech i balaetmeketmek yapmaketmeetme bulma dünyasıetme bulursun, inleme ölürsünetme bulursun, inleye inleye ölürsünetme eyleme
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın