tıp

21.010 anlam
  • aktinografi Aktinograf ile aktinik ışıkların kuvvetinin ölçülmesi ve yazdırılıması.
  • aktinokanser ışın veya rasyasyon sebepli kanser.
  • aktinomikoz Aktinomiset grubundan olan mantarların insanlar ve hayvanlar üzerinde oluşturduğu kronik hastalık.
  • aktinorubin Streptomyces türlerinden elde edilen antibiyotik.
  • aktinotoksemi X ışınları ve radyoaktif etkisi altında beliren kan zehirlenmesi.
  • aktograf hareketlerin yazılmasını sağlayan alet.
  • akulet sivri uçlu
  • akumatognozi sesleri ayırt edememe, ses ayırt etme özelliğinin kaybı.
  • akumetre işitme gücünü ölçen alet.
  • akus otomatik ameliyat iğnesi
  • akuseksiyon elektrikli iğne ile kesit yapma
  • akustik sinir İşitme siniri.
  • akuşör Doğumu gerçekleştiren erkek doktor.
  • akutizasyon kronik hastalığın akut şekline dönüşmesi ve akut belirtiler göstermesi.
  • akuzatif otomatik Belirtme durumu.
  • akümülasyon Üst üste verilen ilaçların birikimi.
  • akümülasyon Birikim, tortulanma, yığılma, toplanma.
  • alaka Aşılanmış yumurtanın ana rahminin iç cidarına asılı vaziyeti, morula.
  • alaktasya ince bağırsakta laktaz azlığı veya yokluğu.
  • alali Sesleri belirgin ve anlaşılır olarak çıkaramama durumu.
  • alamaroken otomatik Faslı gibi.
  • alan anatomide sınırları belirlenmiş yüzey
  • albasma Lohusa dönemindeki ateşli durum.
  • albuginea Genital bölgeyi saran beyaz doku
  • albüminimetre Fizyolojik sıvıda bulunan albümin miktarını ölçmek amacıyla kullanılan aygıt.
  • albüminüri İdrarda albümin bulunması durumu.
  • albüminürik Albüminüri ile ilgili olan.
  • albüminürik Albümirüriye tutulmuş olan.
  • albümozemi Kanda albümoz bulunması durumu.
  • aleksi otomatik Okuma yitimi.
  • aleksifarmik Panzehir etkisi gösteren.
  • alel Bir karakter üzerinde aynı yada farklı yönde etkili olan iki veya daha fazla genden herbiri.
  • alelokataliz Bir bakteri kültürünün aynı tip hücreye katılması sonucu aktivasyonu.
  • alembik İmbik, damıtma cihazı.
  • alep çıbanı otomatik cilt layşmaniyazı
  • alergografi Alerjinin incelenmesi.
  • alesital Yumurta sarısı olmayan ya da protoplazma içinde dağılmış bulunan.
  • aleskeriyaz otomatik ahescheriasis
  • alg Sulu ortamda yaşayan tek hücreli organizmalardır.Fotosentez yada fagosite yaparak beslenir.
  • algojenik Ağrı oluşturan, ağrı yapan.
  • algostaz Şiddetli bir travma durumunda ağrıya karşı olan duyarlığın azalması.
  • algovascular algovasküler. Ağrıyla birlikte kan damarlarında meydana gelen değişiklikler.
  • algüzar otomatik Becerikli.
  • alienist otomatik psikiyatrist
  • aljezi ağrı duyusu, ağrı hissi.
  • alkalemi Kanda bulunan hidrojen iyonu dengesinin bozulmasıyla ilgili aşırı alkalenlik.
  • alkalilendirmek Bir hastanın idrar pH'ını artırmak amacıyla idrarını alkalilendirmek.
  • alkalinüri İdrarın alkalik hali.
  • alkalipeni Kanda yedek alkali azalımı.
  • alkalometri Kimya ya da fizik yoluyla alkaloitlerin miktarı.