tıp

21.010 anlam
  • alkaptonüri idrar alkapton bulunması.
  • alkolemi Kandaki etil alkol düzeyi.
  • alkolomani otomatik Alkol bağımlılığı ve sürekli alkol tüketimi ile ortaya çıkan kronik alkol zehirlenmesinin latent devresi.
  • allantois bkz. allantoyis
  • allantoyis kesesi Yumurta içindeki metabolik artıkların depolandığı embriyonik kese.
  • allerjik Allerji ile ilgili olan.
  • alloftalmi İriste görülen renk anomalisi.
  • allokeratoplasti korneaya protez uygulanması
  • allokinezi Aykırı duyarlık.
  • allokiri Derinin herhangi bir bölgesinde hissedilmesi ile vasıflı doygunluk boğukluğu.
  • alloksüremi kanda pürin bazlarının bulunması.
  • alloksüri İdrarda ksantin bazlarının görülmesi.
  • alloritmi Nabızdaki düzen bozukluğu.
  • allotransplantasyon aynı tür canlılar arası gerçekleşen doku nakli
  • allotransplantasyon İnsandan insana veya hayvanın vücudundan alınan kan veya doku parçasının aynı tür içinde, farklı genotipte vericiye nakli, allojenik transplantasyon.
  • allotriozmi Koku alma duyusundaki bozukluk.
  • allotriyodonti bir kimseden diğer bir kimseye diş aktarımı; diş transplantasyonu.
  • allotriyodonti ağız dışında başka bir yerde diş bulunması hali.
  • allotriyodonti dişlerin anormal yerleşim hali.
  • allotriyozmi koku alma bozukluğu
  • aloki Lohusalık akıntılarının bitmesi.
  • alösemi Kan yapıcı organların hastalıkları.
  • alternasyon Hırçınlaşma, öfkelenmek, gerginlik.
  • alveoklazya Vasıflı piyore tipine verilen ad.
  • alveol Akciğerlerde genişlemiş küçük kesecik.
  • alveolar diş yuvasına ait
  • alveolektomi Dişin çıkarılması amacıyla diş çukurunun kemik kısmının çıkarılması.
  • alveoler Alveole ait olan.
  • alyenist Akıl hastalıkları doktoru.
  • amalgam civanın başka bir madde ile karıştırılması ile oluşturulan dolgu maddesi (Diş Hekimliği)
  • amantadin antiviral etkili ilaç.
  • amantadin antiparkinson ilaç. Parkinson hastalığına karşı etkilidir.
  • amasti memesiz doğma
  • amasti doğuştan meme bezinin olmaması
  • amazi otomatik memesiz doğma
  • ambiyopi Tavuk karası hastalığı, çift görme.
  • amblikromazi Donuk boyanma.
  • amblikromazi Hücre çekirdeklerinin net olarak boyanmaması.
  • ambliyopi Gözde belirli bir bozukluk olmaksızın oluşan görme tembelliği.
  • ambliyopi Göz tembelliği
  • ambolali Konuşma esnasında söylenenlerin alakasız olmasına rağmen kelimelerin konuşmada araya katılarak tekrarlanması.
  • ambolektomi Acil bir ameliyat anında, atardamarı açıp içinde yeni duraklamış olan ambolusu çıkarma.
  • amboseptör Hem bakteriyle hem de serumdaki komplement ile birleşen bağışıklık cisimleri.
  • ambotoksoit Antijen gücünü bozmadan, toksik gücü azaltılan veya giderilen madde.
  • ambülan Dolaşıcı ve sabit bir yeri olmayan.
  • amelmande otomatik Çok yaşlı.
  • amenabilite otomatik yumuşak başlılık
  • amenore otomatik Adet görememe
  • ametrop Görmesi düzgün olmayan.
  • amfibolik Hastalığın başlangıcı ve iyileşme süreci arasındaki dönem.