televizyon

26 anlam
  • abartı Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
  • affinity index bir hedef kitlenin, bir program ya da kanaldaki izleyici yoğunluğunun tüm kişiler içinde var olma yoğunluğuna oranı
  • aşık Tasavvufta Allah'a muhabbet duyan kişi. aşık çelebi (1520-1572) Osmanlı şair ve yazarlardan.
  • bağışlamak (mecaz) hoşgörmek
  • branş meslek dalı
  • buke çalı yumağı, çiçek demeti
  • camp kamp kurmak, kamp yapmak, konaklamak, kampa yerleştirmek
  • cihet yüzünü bir yöne dönme
  • dayanıklık dayanıklılık
  • demagoji laf cambazlığı
  • e E, İngiliz alfabesinin beşinci harfi.
  • faili meçhul eskimiş (fa:ilimeçhul) Arapça fail + Türkçe -i + Arapça mechul.
  • fire çalışmak (motor vb.)
  • game of thrones Taht oyunları.
  • ibret bir olaydan, kötü bir durumdan ders alma.
  • ihtar Hatırlatmak, dikkati çekmek
  • indüksiyon Herhangi bir olayı başlatma, belli bir etken yardımıyla herhangi bir olayın başlamasına neden olma.
  • konukseverlik bkz. misafirperverlik.
  • kopya (biyoloji) Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı, klon.
  • saçma Yersiz, akla aykırı, tutarsız söz
  • tire süslemek, dekore etmek
  • trap tuzağa düşürmek, kapana kıstırmak
  • vamp yamalamak.