sinema

6.937 anlam
  • adese i mütekaribe bk. yakınsak mercek
  • adi iki kutuplu bk. çiftucay
  • afnor ölçünleri Fransız ölçünler Birliği'nce sinema ve televizyon alanında konulan ölçünler.
  • agascope İsveç'te geliştirilen bir sıkıştırmalı geniş görüntülük işlemi. Sıkıştırma katsayısı 2'dir.
  • agfa gevaert Agfa ile Belçika'daki Gevaert ortaklığının, Agfa ile Gevacolor'u birleştirerek piyasaya sürdükleri renkli film. (Agfacolor ile Gevacolor şimdi bu adla
  • agfacolor Alman Agfa (Aktiengesellschaft für Fotofabrikation) ortaklığınca 1940'larda 35 mm'lik filmler için ortaya konan katmalı, tek kuşak, renkli film işlemi
  • agrandisman bkz. büyültme
  • agregasyon canlılar arasında beslenme
  • Aynı televizyon kurumuna bağlı yaymaçların, vericilerin oluşturduğu bütün
  • Bir ülkede birbirine eşeksenli kablolar ya da telsiz bağlantılı ara yayaçlarıyla bağlı olup, aynı anda aynı izlenceyi yayınlayan yayaçların tümü
  • Çeşitli ülkelerin, gerektiğinde, aynı izlenceyi yaymak amacıyla oluşturdukları bütün.
  • Bir kentin, bir ülkenin tek elde toplanmış sinema salonlarının oluşturduğu bütün. TV
  • ağ ipliği otomatik Alıcıda kullanılan boş film üzerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirmek.
  • ağartma Duyarkatın evrilme sırasında aldığı koyu rengi gidermek amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme.
  • ağartma banyosu Ağartma için hazırlanan kimyasal eriyik ve bu eriyikteki işlem.
  • ağıl Fosforlu özdeklerin bulunduğu bazı alıcı ışıtaçlarından dolayı televizyon görüntülerinde ortaya çıkan aynı durum.
  • ağıl Duyarkatın üzerine gelen ışığın tabana çarpıp yansıyarak aynı duyarkatı ikinci kez etkilemesinden doğan ve görüntülerdeki çok ışıklı nesneleri çevrele
  • ağıl etkisi Filmdeki ağıla benzer durumu televizyon görüntüsünde oluşturan elektriksel etki.
  • ağılönler Ağılı önlemek amacıyla tabana sürülen özel yapıda kimyasal özdek.
  • ağır film bk. durgun film
  • ağkat izlenimi Gözün ağkatındaki görme noktasına düşen görüntülerin, bunları oluşturan neden sona erdikten sonra da bir süre kalması özelliği.
  • ağlatı Geleneksel ağlatıdan yararlanılarak sinema ve televizyonda kullanılan bir tür.
  • ağsılaşma Duyarkatın, dolayısıyla resmin, ağı andıran çatlamalara uğraması.
  • ağtabaka persistansı bk. ağkat izlenimi
  • ahz etmek bk. çevirmek
  • aile dizisi Ailenin tüm bireylerinin sakıncasızca izleyebilecekleri nitelikteki dizi.
  • aile filmi Kişilerin kendi aile yaşamlarıyla ilgili olarak çevirdikleri özenci filmi (Türk sinema tüzesinde bu çeşit filmler denetleme dışıdır).
  • aile izlencesi Ailenin tüm bireylerine seslenebilen nitelikteki izlence.
  • aile programı bk. aile izlencesi
  • air condition bk. iklimleme
  • air condition bk. iklimleyici
  • akademi bkz. Sinema Sanat ve Bilimleri Akademisi
  • akademi kılavuzu Piyasaya çıkarılan bütün makaralarda filmin baş ve sonlarında yer alan, filmin göstericiye takılmasını kolaylaştıran, gösterimci için bilgiler taşıyan
  • akademi ölçünleri ABD'de Sinema Sanat ve Bilimleri Akademisi'nce sinema alanında konan ölçünler.
  • akademi örtüsü 35 mm'Iik filmde, ses yolunun film üzerine alınmasından sonra saptanan resim boyunu gerçekleştiren örtü.
  • akı Birim yüzeyden birim zamanda geçen ışık erkesi niceliği.
  • akıcılık Bir izlencenin bölümlerini ya da birbirini izleyen değişik izlenceleri birbirine kesiksiz, uyuşumlu biçimde bağlama.
  • akıcılık Bir filmin bir çekiminden öbür çekimine geçişteki ustalık. Bu geçişte seyircinin dikkatini uyanık tutma, ilgisini sürdürme, herhangi bir kesiklik, atl
  • akıl defteri Konuşmacılara yardımcı olmak amacıyla kullanılan, çok çeşitleri bulunan bir araç. Alıcının gerisindeki bir yere konan bu araç, genellikle, iri harfler
  • akım Bir iletken boyunca elektronların deviniminden oluşan durum.
  • akım yinelenimi Herhangi bir kentte hizmete sunulan ve televizyondaki resim yineleniminin seçiminde etken olan dalgalı akımın yinelenimi.
  • akımtoplar Elektrik akımı verilerek doldurulan, istenildiğinde ters yönde akım vererek, kimyasal erke biçiminde saklı bu erkeyi sınırlı bir süre için geri veren
  • akkor Işık saçacak ölçüde ısıtılmış olan.
  • akkor ışık İşlik aydınlatılmasında kullanılan, maden telin akkor duruma geçinceye değin ısıtılmasından elde edilen ışık.
  • akkor ışıldak Akkor ışık veren güçlü ışıldak.
  • akkorluk Yüksek derecede ısıtılan nesnelerin ışık saçma özelliği
  • akromatik bkz. renksemez
  • akromatik adese bk. renksemez mercek
  • akromatik objektif bk. renksemez mercek
  • aks bk. yansıma