sinema

6.937 anlam
  • açık devre televizyonu bk. açık yayın
  • açık film Cinsel konuları, ilişkileri büyük bir serbestlikle işleyen film. Açık bölümleri bolca olan film.
  • açık hava bk. dışarıda çevirim
  • açık hava aydınlatması Açık hava koşulları içinde ayrı bir aydınlatma yöntemi gerektiren aydınlatma. İşlik aydınlatmasının karşıtı.
  • açık hava çevirme bk. dışarıda çevirim
  • açık hava sineması Yazları ya da iklimi elverişli yerlerde sürekli çalışan, üstü açık sinema salonu. (Yalnız yazları çalışanlara yazlık sinema; oto parkı biçimindekilere
  • açık hava sineması otomatik Yazın veya iklimi elverişli yerlerde sürekli olarak çalışan, üstü açık sinema.
  • açık havada bk. dışarıda çevirim
  • açık oturum Bir yöneticinin yönetiminde, belirli bir konunun uzmanlar, ilgililer arasında tartışılıp aydınlatılmasını amaçlayan izlence.
  • açık oturum yöneticisi Açık oturumun düzenli olarak yürümesini sağlayan, sorular soran, oturumun yönünden sapmamasını gözeten ve görüşleri özetleyen kimse.
  • açık set bk. açık bezem
  • açık yayın Verici dalgalıkla her yöne yayınlanan, uygun alıcı dalgalığı ve almaçla herkesçe izlenebilen yayın. Kapalı yayının karşıtı.
  • açıklama Bir filmin görüntülerini açıklamak amacıyla yapılan konuşma.
  • açıklama seslendirmesi Açıklamanın ses yolu üzerine saptanması.
  • açıklama yazısı Bir filmin, bir televizyon izlencesinin başında yer alan ve bunlarla ilgili herhangi bir bilgi sunan yazı.
  • açıklayıcı Açıklamayı okuyan kimse.
  • açıklayıcı çekim Bir yapıtın belirli bir noktasını aydınlatmak amacıyla eklenen çekim.
  • açıklık Alıcının önünde yer alan, mercekten geçerek film üzerine düşen ışık niceliğini düzenleyen delik.
  • açıkta bk. dışarıda çevirim
  • açılama Güç bir bölümün çevrilmesinde işi sağlama bağlamak amacıyla, bu bölümün akla gelebilecek bütün değişik açılardan saptanması.
  • açılma otomatik Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama.
  • açılma Bir çekimin karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama çeşidi. Kararmanın karşıtı. TV
  • açılma Aynı sonucun televizyonda sağlananı.
  • açılma kararma Bir çekimin yavaş yavaş karanlıktan aydınlığa çıkıp görüntülerin belirmesi ya da bunun tersine, görüntülerin yavaş yavaş kararıp yitmesi, bu iki durum
  • açımlayıcı otomatik Açımlamayı yapan.
  • açındırıcı Filmlerin açındırma işini yöneten kimse.
  • açındırılmış film Açındırma işlemi tamamlanmış film.
  • açındırma aygıtı Açındırmayı gerçekleştiren aygıt.
  • açındırma banyosu Banyonun, açındırmada kullanılan çeşidi.
  • açındırma kılavuzu Sürekli açındırma aygıtında filmin başına eklenen sert, sağlam kılavuz.
  • açındırma süresi Filmin, açındırma banyosunda kalma süresi.
  • açındırma teknesi Filmlerin, açındırma süresince açındırmaca iyice batmasını sağlayacak biçimde yapılmış, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten büyük tekne.
  • açındırmaç Duyarkatta oluşan gizli görüntünün ortaya çıkmasını sağlayan kimyasal özdek. Açındırma banyosunun temel özdeği.
  • açındırmak otomatik Alıcıda kullanılan boş film üzerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirmek.
  • açma bk. ağartma
  • açma Ses düğmesi yardımıyla sesin gürlüğünü artırma. Kısmanın karşıtı.
  • açma banyosu bk. ağartma banyosu
  • açma düğmesi bk. düğme.  
  • açmak Almacı çalıştırmak için düğmeye basmak ya da düğmeyi çevirmek.
  • ad Bir izlenceye verilen ad ve bu adı belirten yazıların görüntüleri.T.: isim, filmin ismi. isim, programın ismi, programın adı
  • ad Bir filme verilen ad ve bu adı yazılı olarak belirten görüntüler. TV
  • ad rolü Bir filme ya da televizyon oyununa adını veren kişiyle ilgili rol.
  • ad sıralaması Tanıtma yazılarında ya da asılarda adların dizildikleri sıra.
  • ad yazdırımı Bir film adının, başkalarınca kullanılmasını önlemek, iyelik hakkını saptamak amacıyla, ilgili yere -genellikle sinema kütüğüne- yazdırılması.
  • adaptasyon bkz. uyarlama
  • adaptasyon hakkı bk. uyarlama hakkı
  • adapte tamamlanmış
  • adapte eden bk. uyarlayıcı
  • add a vision electronic filming system ile televizyon alıcılarının birlikte kullanılarak görünçlüğün aynı anda hem film hem de mıknatıslı görüntü kuşağına saptanmasına dayanan işlem.
  • adese i mütebait bk. ıraksak mercek
Reklam