müzik
1.051 anlam- bridge cavity Hareketli köprüye sahip gitarlarda köprünün yerleştirilmesine ve arka tarafta köprü ile ilgili çeşitli konum ve sertlik ayarlarının yapılmasına olanak
- bridge pin Akustik gitarlarda teli köprü içinde sıkıştırıp tutan parça.
- bridge plate Hareketli köprüye sahip gitar gövdesinin arkasındaki köprü yuvasını kapatan kapak.
- bright tone Bas ve ortaları dengeli, ince-orta ve tizleri baskın gitar tonu.
- bubinga Bk. african rosewood
- bukleli Akçaağaç gibi bazı ağaç türlerinden elde edilen, üzerinde girdap şeklinde halka, kıvrım ve koyu renkli küçük lekeler bulunan kereste.
- bulgari otomatik Dört telli bağlama.
- burgu Telli çalgılarda tellerin üzerine sarıldığı, telleri gerip gevşetmeye yarayan mandallardan her biri.
- burl Akçaağaç gibi bazı ağaç türlerinden elde edilen, üzerinde girdap şeklinde halka, kıvrım ve koyu renkli küçük lekeler bulunan kereste.
- buzz Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demir
- buzzing Perdeli çalgılarda yanlış sap demirine, köprü yüksekliği ayarlarına veya düzensiz yükseklikte ya da aşınmış perde demirlerine bağlı olarak tellerin ti
- c Müzik edebiyatında ve dizgelerde DO notasını ifade eden harf.
- cabinet Ses dalgaları üzerinde mekanik olarak yükseltme ve filtreleme görevlerini yerine getiren ayrıca hoparlörü taşıyan ve koruyan bölüm.
- capo Telleri kapaması ve eserlerin ek ayar gerekmeksizin yüksek akort sistemlerinde çalınabilmesi amacıyla gitarın sapına takılan genellikle metalden halka
- carved top Bk. arch top
- caz gitar Göbekli, boş veya yarı dolu gövdeli ve genellikle caz müzikte kullanılan geniş gövdeli gitar türü.
- cazırtı Ses sinyaline kaba, suni, köşeli ve cazırtılı ancak bağdaşık bir hava katan bir çeşit kirlenim devresi.
- cedar Kozaklılardan, kerestesi gitar kasası üst tahtası olarak kullanılan tonu sıcak karakterli hafif bir ağaç.
- cenaze marşı Cenaze törenlerinde çalınan belirli müzik.
- ceramic magnet Kil gibi bir ametal mineralin diğer çeşit mineraller ile karıştırılarak yüksek sıcaklığa tutulmasıyla elde edilen; gitar manyetiklerinde de kullanılan
- ceviz Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ve gitarda sap veya gövde kaplaması olarak kul
- character Bk. tonal character
- chicken picking Gitarda tellerin parmaklarla çimdiklenerek çalınması.
- chord Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.
- chord progression Sırayla çalınan bir dizi akor.
- chord sequence Bk. chord progression
- chorus Asıl sese, ona çok yakın frekansta sesler ekleyerek eserin birden fazla çalgıyla seslendirildiği duygusunu uyandıran efekt ve bunu sağlayan cihaz.
- chromatic Yarım seslerden oluşan ses dizisi.
- cızırdama Perdeli çalgılarda yanlış sap demirine, köprü yüksekliği ayarlarına veya düzensiz yükseklikte ya da aşınmış perde demirlerine bağlı olarak tellerin ti
- cızırtı Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demir
- cila Çalgıların yüzeyine pürüzsüz bir matlık veya parlaklık vermek amacıyla kullanılan genellikle nitro selüloz, polyester, gomalak gibi kimyasalların gene
- cilalama Cila sürerek parlatmak, cila vurmak.
- classical guitar Sahip olduğu ses tahtası ve içi boş gövdesi sayesinde öz yankıyabilen ve oluşturduğu sesi ses deliğinden dışarı aktaran; tel gerilimi düşük, tiz telle
- claw hook Bk. spring claw hook
- clean tone Gitardan gelen sinyalin yükselteçte kirlenime uğramadan sese dönüşmesiyle elde edilen yumuşak ton.
- coil Bir mıknatıs ve bu mıknatısın çevresine sarılmış, oluşturduğu manyetik alan yoluyla çalgıdaki tel titreşiminin ses sinyaline dönüşümüne olanak sağlaya
- coil split Bk. coil tap
- coil tap Çiftli manyetiklerin sargılarından birisinin kullanılıp diğerinin devre dışı bırakılabilmesine olanak tanıyan düzenek.
- color Bk. timbre
- combo amp Hoparlörüyle aynı kutu içerisinde konumlandırılan yükselteç türü.
- comma İki nota arasındaki yarım sesten küçük ses aralığı.
- comodo Müzik eserinin acele etmeden çalınması gerektiğini gösteren bir deyim.
- compressed Sıkmaçtan geçirilerek sıkılmış ses.
- compressor Sesi sıkıştıran ve tüm frekansları belirli bir üst eşiğe kadar veren devre.
- concert pitch La notasını 440 Hz kabul eden uluslararası perde-frekans örüntüsü.
- construction Sap ve gövde birleştirme yöntemlerinden her biri
- contour Kullanım kolaylığı veya güzel bir görünüm sağlamak amacıyla gitarın gövdesi üzerinde oyulmuş bölümler.
- control cavity Genellikle gitar gövdesinin arka alt tarafında açılan, ayarlı direnç ve anahtar gibi elektronik aksamı barındıran oyuk.
- control plate Kontrol cebini kapatan kapak.
- corrosion Metal nesnelerin üzerinde zamanla neme bağlı pas oluşumu.