acemTürk gölge oyunu ile ortaoyunu'nda izlenen Azerbaycan'dan ya da İran'dan gelen bir tip. Eliaçık, gönlü yüce, ancak atıp tutan bir kişidir. Çoğu kez ha
acı çekme oyunuOrtaçağ'da ortaya çıkmış, insanın yaratılışından «son yargı»ya dek bütün dinsel öyküleri konu edinen dinsel yönlendirmeli oyun.
acıklıDar anlamıyla tiyatroda, tragedyanın belirleyici yanı, temel özelliği ye felsefi özü. 2 - Bir oyun içinde acıklı görünümü sağlayan gelişim. 3 -Genel a
acıklı güldürüTragedya ile komedya özelliklerinin bireşiminden ortaya çıkmış oyun türü. Acı bir görünümü gülünç bir durum ya da gülünç bir görünümü acı verici bir d
acıklı operaKonusu acıklı, sonu kötü biten opera türü.
acıklı oyun1-Eski konumuyla içinde müzikli geçişleri olan, konuşma örgüsü ezgisiz ,müzikli sahne yapıtı. 2- Bugünkü anlamıyla, acıklı rastlantılar ve duygusal sa
acıma ve korkuAristoteles'in Poetika'sında, tragedya kahramanının başına gelenler karşısında duyulanacıma ve korku duygusu; bununla seyircinin iç yaşamında arınacağ
açık dağıtıcı ışıldakMerceksiz, içinde birden fazla ampul bulunan ve geniş bir alanı aydınlatan, gölge vermeyen ışıklama aygıtı. Genel ışıklamada kullanılır.
açık duruşKlasik balede dansçının sağ ayak önde, sol omuz öne doğru ve kafa sola dönük olarak duruşu. Bacaklar, arkaya ya da öne hareket edebilmek için açık ola
açık sahneBazı klasik oyunlardaki ve baletteki kalabalıkları sahne üzerinde hareket ettirebilmek için, sahne üstündeki engellerin kaldırılması ile ve yalnızca s
açıkhava tiyatrosuÜstü ve çevresi kapalı olmayan tiyatro yapısı. Yaz aylarında ya da iklimi uygun yerlerde, açık havada oynanan oyunların sahnesini ve seyir yerini kaps
açılır kapanır yer ışıklarıÇerçeve sahnenin önünde, kullanılmadıkları zaman taban içine kayan yer dizi ışıkları.
açılmakOyuncunun (gövdesini seyirciye doğru döndürmesi.
ad spectatoresRol dışı seyirciye yöneliş. Flautus'un komedyalarında gülünçlüğü sağlama yönünden çok kullanılırdı. Oyunculardan bir rolü bırakır, seyirciyle konuşurd
adım kaydırmaGenellikle sıçrama ve atlamalardan önce beşinci duruşla başlar. Bir ayak açık olarak kaydırılır ve geriye alınır; sonra öteki ayak kapalı olarak kaydı
adımlı atlamaAğırlığın bir ayaktan öbürüne geçirilerek yapılan atlama. Bu atlama her yöne doğru olabilir.
agonAntik Yunan komedyasında düşünceleri birbirine karşıt olan iki oyun kişisinin tartışmaya girdiği bölüm
ağaçlık(Dekorun üst kesimi ağaç dalları ve yeşillik kaplı olduğunda kullanılan deyim.
ağırlık rayıAskıları gerekli yükseklikte tutmaya yarayan karşıtdenge ağırlıklarının yukarı aşağı kayabildiği rayların tümüne verilen ad.
ağırlıklarBir sirkte zorlu kişilerin kaldırdıkları çeşitli büyüklükte ve biçimdeağırlıklar.
ağız değneğiDişlerle tutulacak ve ağız üzerine konulacak yeri bulunan özel olarak yapılmış değnek.
ağız mızıkasıSoytarıların kullandığı daha çok pan flütüne benzeyen bir mızıka.
ahırcıbaşıHayvanların bakımından sorumlu baş kişi.
ak arapTürk gölge ve ortaoyununda Orta Doğu ülkelerine Mezopotamya bölgesinden gelen tip. Uğraşları arasında kahve dövücülüğü, kestane fıstık, baklava satıcı
ak baleKlasik biçimde oynanan, dansçıların ak, kısa etekler giydiği dansa verilen ad.
akım açık1-Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. 2 - Elektrik tehlikesine karşı uyarı.
akım kesiciElektriğin özdenetimli olarak kesilmesini sağlayan düzen.
akış çalışmasıBir oyunun seyirci önüne çıkarılmadan önceki son evresini kapsayan çalışma. Bu çalışmada oyun baştan sona hiç ara vermeden alınır. Oynayıştaki ya da u
akkor ışıkMadensel bir tel parçasının ışık saçacak aklığa gelinceye dek ısıtılmasıyla elde edilen ışık.
akkor ışıtaçYaklaşık olarak 1800 santigrat derecelerde ışık saçacak aklığa dek ısıtılmış ışıtaç.
akrobatÖnceleri cambaz için kullanılırken, sonradan gövdesel esnekliğe ve gözüpekliğe dayanan bütün beceriler için kullanılmaya başlanmıştır.
aksak adımDansçının beşinci duruşla başlayıp bir bacağını kaydırarak kırk beş derecelik bir açıyla kaldırması ve öbür ayağını, kaldırdığı havadaki ayağına çarpt