alkışİnsanın yaşamı yararına yapılmış olan olumlu bir işi, eylemi ya da yaratıyı onaylamakta ve övmekte uygulanan, iki elin avuçlarını birbirine vurarak çı
alkışçıBazı tecimsel tiyatrolarda, oynanan oyunu seyirciye onaylatmakta etkili olmak için parayla tutulan kişi. bk. şakşakçı.
allegro1-Doğaçlama tiyatrosundaki müzikte çabuk hareketler. 2 - Müzikte çabuk ve hareketli hız simgesi.
alman perdesiYukan doğru yükselerek açılan tiyatro perdesine verilen ad.
alt ışık dizgesiSahne tabanını ön kesimde boydan boya kaplayan, bir kutu içinde toplanmış, belli sayıda, merceksiz, ışıklar dizisi.
alt ızgaraSahne makaralarının ve mekanik düzenin bulunduğu sahne tavanındaki ızgaraların tümü.
alt özel bölmeTiyatronun taban katında seyir yerlerinin biraz üstünde kalan loca.
alt sahneAsıl sahnenin altında bulunan ve çoğu kez çalışmalarda kullanılan oyun alanı
alt sahne aygıtlarıBüyük tiyatrolarda, sahne altında bulunan ve iner-çıkarlı, döner, kayar sahneleri hareket ettiren aygıtlar bütünü.
altı karışTürk gölge oyunu'nda cücelere verilen ad. Bunların uzun bir soytarı külahı ve kimi kez de külahın ucunda feneri vardır. bk. beberuhi, pişbop.
altın çağDoruğunu Aydınlanma Çağı'nda bulan ön altıncı yüzyıl ortalarından on sekizinci yüzyıla dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları
altındaSahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
anaparacıBir tiyatronun çalışması ya da oynanacak oyun için para koyan kişi.
anapiyesmataAntik Yunan tiyatrosunda ruhları yeryüzüne getiren, elle hareket ettirilen ilkel bir iner-çıkar.Dgr.: Yun. anapiesmata
anlam karşıtlığıKarşıt anlamlı sözcüklerin bilerek bir araya getirilmesi
anlamsızlık tiyatrosuİnsanın doğaya ve yaşama olan giderek artan uymusuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu ye yabancılaşmasını bir insanlık durumuymuş gibi kabul eden, bunun içi