ıssız bir yerde ne demek?
In the middle of nowhere.
ıssız
- Yalnız, kimsesi olmayan.
- Kimse bulunmayan veya az kimse bulunan, tenha
- Dışarısıyla herhangi bir özdek ya da erke iletimi olmadan yapılan (işlem).
Unfrequented.
Unmanned.
Uninhabited.
Void.
Waste.
Widowed.
Secluded.
ıssız adada bırakmak
Maroon, cast away.
bir
- Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
- Sayıların ilki.
- Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
- Eş, aynı, bir boyda.
- Beraber.
- Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
- Bu sayı kadar olan.
- Tek.
- Kuyu. (Osmanlıca'da yazılışı: bi'r)
- Yıldırım. Bulutdan buluta veya bulutdan yere elektrik boşanması.
yerde
Earth, premises, footing, whereabouts, glebe, ground, locale, locality, location, locus, mother earth, place, position, post, quarter, room, seat, site, situation, situs, slot, space, spot, stand, standing, station, stead, terrain, ubiety; pew.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
ıssızıssız adada bırakmakıssız eve it buyrukıssız kalmakıssız yerıssızlaşmaıssızlaşmakıssızlıkıssızlık çökmekısıs lm analiziıs lm çözümlemesiıs lm modeliıs eğrisibirbir abam var atarım, nerede olsam yatarımbir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardırbir açıdabir açida ilerlebir adama kırk gün ne dersen o olurbir ağaçta gül de biter, diken debir ağaçtan okluk da çıkar, bokluk dabir ağız dolusubir ağızdanbibi eyyi halbi gayri hakkın mal edinmebi hadbi haseb il verase
