yargısal ne demek?

  1. Yargı ile ilgili.
  2. Kazâî. ~erginlik: kazâî rüşd.
  3. (en)Judgmental.

yargı

  1. Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm.
  2. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza
  3. Mahkeme.
  4. Yüklemle bildirilen karar veya düşünce: Geleceksin, gideceğiz, yapsın vb.
  5. Devletin türe düzenini korumaya ilişkin bağımsız bir yargıç kuruluşunca yaptığı görev ile türe uyuşmazlıklarının yargılıklarda çözümlenmesi eylemi.
  6. Yargıcın gördüğü bütün davaları, olaya ilişkin yasalara göre çözümlemek için söylediği en son söz.
  7. Hüküm, muhakeme.
  8. Adalet.
  9. (en)Estimation.
  10. (en)Judgment.

yargısal örneklem

  1. (örnek.) Örneklem öğelerinin bir kesiminin araştırıcı yargısına göre doğrudan seçildiği, rasgele olmayan örneklem.
  2. (en)Judgment sample.

yargısızlık

  1. (Yun. epokhé, epékhein = durmak, kendinde kalmak): 1- (Genellikle) Yargı vermeme tutumu. 2- (Kuşkucularda) Kesin hiç bir şey bilinemeyeceği için genellikle bilgiden vazgeçme ilkesi. 3- (Günümüz görüngübilimde) Bakışı salt olarak öze çevirebilmek için gerçeklik üzerine yargı vermeme.Dgr.: Yun. epokhé, epékhein

Türetilmiş Kelimeler (bis)

yargısal örneklemyargısızlıkyargıyargı alanıyargı belgesiyargı çektiriminin ertelenmesiyargı çevresi
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın