yapmak zorunda kalmak ne demek?
Take one's medicine.
take
- Çekmek (fotoğraf)
- Ele geçirmek, elde etmek
- Katlanmak, dayanmak, tahammül etmek
- (iş/yolculuk) (belirli bir zaman) sürmek
- Istemek, gerekmek
- Almak, içine sığmak
- Almak, kabul etmek
- (bir yemeğe) (tat verebilecek bir madde) koymak/katmak/ekmek/sıkmak; kullanmak
- Çekim. (para olarak) hasılat
- Almak
yapmak
- Yol almak
- Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak
- Salgılamak, çıkarmak
- Dışkı çıkarmak
- Gerçekleştirmek
- Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek
- Evlendirmek
- Bir durum yaratmak
- Edinmek, sahip olmak
- Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek
yapmak istemek
Feel up to it.
kalmak
- Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak
- Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek
- Sınıf geçmemek.
- Oyalanmak, vakit geçirmek
- Varlığını korumak, sürdürmek
- Oturmak, yaşamak, eğleşmek
- Hayatını sürdürmek, yaşamak.
- Konaklamak, konmak
- 1) yapılması düşünülmüş olduğu hâlde yapılmamak; 2) kararı bağlandığı hâlde uygulanmamak.
Wait.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
yapmakyapmak istemekyapmak istememekyapmak pek de kolay değilyapmak üzereyapmak üzere olmakyapmak yada bozmakyapmakla meşgul olmakyapmakla şeref duymakyapmaktan acizyapmayapma aydınlatmayapma beyapma bebekyapma bezemzorunda bırakılmakzorunda bırakmakzorunda kalmakzorunda olmakzoruna gitmezoruna gitmekzoru başarmazoru olmakzoru zorunazorzor alımzor anlaşılırzor beğenenzor beğenen tip
