yapmak ne demek?

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek

    Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır.

    Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek

    Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım.

    R. H. Karay
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek

    Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu.

    S. M. Alus
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek

    Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım.

    R. H. Karay
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en)Accomplish.
  10. (en)Acquit oneself.
  11. (en)Architect.
  12. (en)Build.
  13. (en)Carve out.
  14. (en)Contrive.
  15. (en)Create.
  16. (en)Engineer.
  17. (en)Establish.
  18. (en)Execute.
  19. (en)Fashion.
  20. (en)Fulfil.
  21. (en)Fulfill.
  22. (en)Go over.
  23. (en)Go through.
  24. (en)Have.
  25. (en)Implement.
  26. (en)Land.
  27. (en)Make.
  28. (en)Perform.
  29. (en)Practice.
  30. (en)Practise.
  31. (en)Produce.
  32. (en)Profess.
  33. (en)Put thro.
  34. (en)Commit.
  35. (en)Construct.
  36. (en)Cost.
  37. (en)Deliver.
  38. (en)Discharge.
  39. (en)Draw.
  40. (en)Fabricate.
  41. (en)Fill.
  42. (en)Found.
  43. (en)Hold.
  44. (en)Manage.
  45. (en)Manufacture.
  46. (en)Perpetrate.
  47. (en)Redeem.
  48. (en)Transact.
  49. (en)To do.
  50. (en)To make.
  51. (en)To perform.
  52. (en)To fulfil.
  53. (en)To carry sth out.
  54. (en)To mend.
  55. (en)To repair.
  56. (en)To fix onarmak.
  57. (en)Tamir etmek.
  58. (en)To build.
  59. (en)To construct.
  60. (en)To erect.
  61. (en)To found inşa etmek.
  62. (en)To produce.
  63. (en)To manufacture.
  64. (en)To bring sth out üretmek.
  65. (en)To cause yol açmak.
  66. (en)To marry to evlendirmek.
  67. (en)To cost.
  68. (en)To do with.
  69. (en)To have.
  70. (en)To possess.
  71. (en)To cook.
  72. (en)To draw.
  73. (en)To deliver.
  74. (en)To fashion.
  75. (en)To create.
  76. (en)To prepare.
  77. (en)To buoy oneself with sth.
  78. (en)To do sth as one's regular work or occupation.
  79. (en)To carry out.
  80. (en)To affect.
  81. (en)To execute.
  82. (en)To fix sth.
  83. (en)To caus.
  84. (en)Father.
  85. (en)Put on.

yapmak istemek

  1. (en)Feel up to it.

yapmak istememek

  1. (en)Jib at doing.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

yapmak istemekyapmak istememekyapmak pek de kolay değilyapmak üzereyapmak üzere olmakyapmak yada bozmakyapmak zorunda kalmakyapmakla meşgul olmakyapmakla şeref duymakyapmaktan acizyapmayapma aydınlatmayapma beyapma bebekyapma bezem
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın