yürü ne demek?

  1. (en)Start walking!.
  2. (en)[yürümek] ankle, have a walk, hike, pace, step, step up, toddle, tread, walk.
  3. (fr)Marchez!

start

  1. Başlamak
  2. Koyulmak, yola çıkmak, kalkmak, hareket etmek
  3. Ürkütmek, korkutup kaçırmak
  4. (en)Beginning; sudden movement, tremor, jolt; jump, spring; chance, opportunity.
  5. Başlangıç
  6. Çalışmak (motor), başlatmak, çalıştırmak, kurmak
  7. Geyik boynuzunun ucu
  8. Başlamak, harekete geçmek, yola çıkmak
  9. Harekete geçirmek, başlatmak, yola koymak
  10. Kalkmak

yürü ense tıraşını göreyim

  1. Alay görüştüğü kimseye gitmesini söylemek veya görüşmeyi kısa kesmek için kullanılan bir söz.

yürük

  1. Çok ve çabuk yürüyen, iyi yol alan, hızlı giden, yörük.
  2. Göçebe olan, yörük
  3. Yörük.
  4. Osmanlı İmparatorluğu'nda otuzar kişilik ocaklar olarak Rumeli'ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan tımarlı asker, yörük.
  5. Hayvancılıkla geçinen göçebe Türkmenlere verilen ad.
  6. Osmanlılarda otuzar kişilik ocaklar halinde Rumeli'ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan timarlı asker.
  7. Bak. Yörük.
  8. Çabuk ve hızlı yürüyen.
  9. Tarihte yeniçerilere katılan yaya asker.
  10. Hızlı koşan at.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

yürü ense tıraşını göreyimyürükyürük aksakyürük at yemini artırıryürük ata paha olmazyürük bayrağıyürük defterleriyürük semaiyürükalpyürükbeyiyüreyüregiryüreği ağzına gelmekyüreği ağzındayüreği bayılmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın