yürü ne demek?
Start walking!.
[yürümek] ankle, have a walk, hike, pace, step, step up, toddle, tread, walk.
Marchez!
start
- Başlamak
- Koyulmak, yola çıkmak, kalkmak, hareket etmek
- Ürkütmek, korkutup kaçırmak
Beginning; sudden movement, tremor, jolt; jump, spring; chance, opportunity.- Başlangıç
- Çalışmak (motor), başlatmak, çalıştırmak, kurmak
- Geyik boynuzunun ucu
- Başlamak, harekete geçmek, yola çıkmak
- Harekete geçirmek, başlatmak, yola koymak
- Kalkmak
yürü ense tıraşını göreyim
- Alay görüştüğü kimseye gitmesini söylemek veya görüşmeyi kısa kesmek için kullanılan bir söz.
yürük
- Çok ve çabuk yürüyen, iyi yol alan, hızlı giden, yörük.
- Göçebe olan, yörük
- Yörük.
- Osmanlı İmparatorluğu'nda otuzar kişilik ocaklar olarak Rumeli'ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan tımarlı asker, yörük.
- Hayvancılıkla geçinen göçebe Türkmenlere verilen ad.
- Osmanlılarda otuzar kişilik ocaklar halinde Rumeli'ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan timarlı asker.
- Bak. Yörük.
- Çabuk ve hızlı yürüyen.
- Tarihte yeniçerilere katılan yaya asker.
- Hızlı koşan at.
