tüm çerçeve ne demek?
Entire frame
entire
- Tam, tamam, bütün
- Parçalanmamış
- Tüm, saf, katışıksız
- İğdiş edilmemiş (hayvan)
tüm çözünürlük
Full resolution.
tüm
- Bir şeyin bütünü, tamamı, hepsi.
- Yarım olmayan, bütün, eksiksiz.
- Tümsek.
- Bk. tam
Totality.
Whole.
Entire.
Total.
Clear.
Undivided.
çerçeve
- Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık
- Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık
- Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan
- Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç.
- Cimnastikte, asılma ve tırmanmalar için kullanılan 50 cm lik, 16 dörtgen gözlü ağaçtan araç.
- Gitarı birleştirmek veya süslemek amacıyla klavye, sap veya gövdeyi çevreleyen plastik veya sedeften şerit.
- Silahın tüm parçalarını üzerinde taşıyan kısım.
- Alıcının penceresinden dolayı, bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan, dikdörtgen oluşturan doğrular.
- Bk. resim
Casing.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
tüm çözünürlüktümtüm adtüm adlartüm adları bultüm ağtüm alantüm alanlartüm aralıklartüm art beyintüm ayarlartübajtübaltübaperitonealtübbatübbançerçeveçerçeve anlaşmaçerçeve antençerçeve birleştirmeçerçeve boyutuçerçeve çatkıçerçeve çizgisiçerçeve çizgisi ekiçerçeve çizgisi yapıştırma aygıtıçerçeve dışı
