tüm çözünürlük ne demek?
Full resolution.
full
- Yıkayıp büzmek
- Yıkayıp çektirmek
- Dibek içinde kül ve sabunla dövüp yıkamak
- Bir şeyin dolusu, bir şeyin olgunluk mertebesi
- Dolu
- Meşgul
- Boş olmayan, tutulmuş
- Tok
- Tam, tüm
- Azami derecede
tüm
- Bir şeyin bütünü, tamamı, hepsi.
- Yarım olmayan, bütün, eksiksiz.
- Tümsek.
- Bk. tam
Totality.
Whole.
Entire.
Total.
Clear.
Undivided.
tüm ad
- Kısa ad terimine karşı olarak kullanılır.
Nom plein
çözünürlük
- Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği.
- Bkz. rezolüsyon, erime, ayrılma
- Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği.
- Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. Mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.
- Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi.
Solubility.
Resolution.
Löstichkeit
Solubilité
