speed of contrast perception ne demek?

  1. Karşıtlık algı hızı

karşıtlık

  1. Karşıt olma durumu, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast
  2. İki organ, iki sistem arasındaki görevlerin zıt olması durumu, karşı gelim.
  3. Bir teoremin karşıtının da doğru olması durumu.
  4. Başkalarının istek, dilek veya buyruklarının tersine davranma eğilimi.
  5. Salınımlarda yarım dönümlük evre değişimine girme.
  6. İki gezegenin Güneşin iki yanında bir doğru üzerimde bulunma evreleri.
  7. Bk. sertlik
  8. 1-Öznel olarak: Özelikle, mekan ya da zaman içinde (aynı anda ya da art arda - gecikmiş-karşıtlık) yan yana duyumsal uyartılarda nicel ya da nitel bir karşı olma etkisi. 2- Nesnel olarak: Aşağıdaki formüllerle belirlenen büyüklükler.
  9. (en)Opposition.
  10. (en)Contrariness.

speed

  1. Hız, sürat
  2. Ivinti, çabukluk, çabuk gitme
  3. Çabuk gitmek, süratle gitmek koşmak, acele etmek
  4. Acele ettirmek, hız vermek
  5. Yolunu açık etmek, uğurlamak, yolcu etmek, hızlandırmak, hız yapmak, süratli gitmek, başarılı olmak
  6. Eski uğur, başarı, muvaffakiyet: (argo) amfetamin
  7. Eski muvaffak etmek
  8. Eski uğurlu kılmak, uğur getirmek
  9. Uğurlamak, geçirmek

speed brake

  1. Uçağın hızını kesmek için kullanılan kanatların üstündeki kumanda yüzeyi
  2. Hız freni

of

  1. Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
  2. (en)Ugh!.
  3. (en)In a general sense, from, or out from; proceeding from; belonging to; relating to; concerning; used in a variety of applications; as: Denoting that from which anything proceeds; indicating origin, source, descent, and the like; as, he is of a race of kings; he is of noble blood.
  4. (en)Denoting possession or ownership, or the relation of subject to attribute; as, the apartment of the consul: the power of the king; a man of courage; the gate of heaven.
  5. (en)Denoting the material of which anything is composed, or that which it contains; as, a throne of gold; a sword of steel; a wreath of mist; a cup of water.
  6. (en)Oil filters.
  7. (en)Denoting part of an aggregate or whole; belonging to a number or quantity mentioned; out of; from amongst; as, of this little he had some to spare; some of the mines were unproductive; most of the company.
  8. (en)Prep w dat , from, out of, of, away from, contrary to, by.
  9. (en)Denoting that by which a person or thing is actuated or impelled; also, the source of a purpose or action; as, they went of their own will; no body can move of itself; he did it of necessity.
  10. (en)Optional Form Source: US EPA.

contrast

  1. Aradaki farkı göstermek üzere karşılaştırmak
  2. Karşıtlık, zıtlık
  3. Bkz. kontrast
  4. Mukayese, karşılaştırma
  5. Mukabele etmek
  6. Tezat oluşturmak, çelişmek
  7. Tezat göstermek, benzememek
  8. Fotoğrafta açık ve koyu kısımlar arasındaki fark
  9. Tezat, fark, ayrılık
  10. Birbirinin zıddı olmak

Türetilmiş Kelimeler (bis)

speedspeed brakespeed converter concentratorspeed counterspeed dialingspeed indicatorspeed lathespeed limitspeed merchantspeed of convergencespee eğrisispeechspeech analysisspeech bandspeech centerofof a certain ageof a certain lengthof a certain qualityof a collapseof a deviceof a good familyof a hogof a kindof a moment agooo henryo ağır yaralıo anda söylemeko anda uydurmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın