sal ile taşımak ne demek?
Raft.
sal
- Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı
- Tabut.
- Boy
- Yel, rüzgar.
- Kıyı, kenar.
- Büyük sarp kaya.
- Bir tür ilkel ırmak ya da deniz taşıtı.
- Başı küçük olan kimse. (Osmanlıca'da yazılışı: sa'l)
- Baş tepesinin sa--cşi--z oluşu, kellik.
- Sene, yıl.
sal ammoniac
- Amonyak tuzu, nişadır
ile
- Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
- Bazı soyut isimlere getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz.
- Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
With.
Together with.
Withal.
Plus.
By means of.
Hereby.
Upon.
taşımak
- Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek
- Üstünde bulundurmak
- Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek
- Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak.
- Giymek
- Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak.
- Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek.
- Duymak, hissetmek
Walk.
Ride.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
salsal ammoniacsal balıkçılığısal kullanmaksal namesal sodasal volatilesal yapan kimsesal yapmaksal yarışısasa bileSA çeviricisaabsaadileile ayniile ayni zamandaile beraberile birlikteile böbürlenenile çalışmakile disari çikile doldurmakile doluilil halkıil ilköğretim kuruluil jandarmasıil özel idareleri
