sıcak çikolata sosu ne demek?
Hot fudge sauce
hot
- Isıtmak, ısınmak
- (-ter, -test) sıcak, kızgın
- Acı, yakıcı (biber vb)
- Şiddetli, sert, hararetli
- Hiddetli
- Yüksek gerilimli akım taşıyan (tel)
- Tehlikeli miktarda radyoaktivite ihtiva eden
- Yakın
- Yeni, taze (haber vb)
- Polisçe aranmakta olan
sıcak çikolata
Hot chocolate.
sıcak
- Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı
- Isısı yüksek olan, çok ısınmış
- Havadaki yüksek ısı
- Yer
- Hamam.
- Dostça olan, sevgi dolu.
- Sıcak yer
- sıcakkanlı, cana yakın
- Yüksek düzeyli radyoaktiflik.
Heat.
çikolata
- Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılan bir tür tatlı yiyecek.
- Misina ağından çeşitli boyutlarda örülmüş, ucuna kurşun ağırlık takılan av malzemesi.
Chocolate.
Choc.
Confectionery.
so
- Böyle, şöyle, öyle, bu suretle. Böylece, öylece.
- Kadar, pek, öyleki, çok, kadar, böyle, öyle, şöyle, de, da, aynen, böylece, demek, demek ki
- Bu veya şu sebepten. Bu/o yüzden, bundan/ondan dolayı; bunun/onun sonucunda
- Bu kadar
- Şu kadar
- Bu cihetle, bu münasebetle
- Pek âlâ, pek iyi
- Kadar, sanki
- Çok
- Pek çok
Türetilmiş Kelimeler (bis)
sıcak çikolatasıcaksıcak apsesıcak bağsıcak balmumu ile resim yapmasıcak baskısıcak basmaksıcak basmasısıcak başına vurmaksıcak başlamalı lambasıcak başlatmasıcacıksıcacık ve hoşsıcağa karşı hassassıcağı sıcağınaSIsı birimlerisıabSIADHsıbaçikolataçikolata guramiçikolata kaplamalı tabletçikolata kaplı dondurmaçikolata kistiçikolata markasıçikolata rengindeçikolata renkliçikolatacıçikolatacılık
