past his prime ne demek?

  1. Kart

kart

  1. Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık.
  2. Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne.
  3. Fotoğrafçılıkta 9x12 cm boyutlarındaki resim.
  4. Oyun kâğıdı.
  5. Gençliği ve körpeliği kalmamış, körpe karşıtı
  6. Düzgün kesilmiş ince karton parçası.
  7. Bir kimsenin kimliğini gösteren, kutlamalarda veya kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit.
  8. Kartpostal.
  9. Bazı yerlere girmek veya bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge.
  10. Tazeliği geçmiş, katılaşmış.

past

  1. Geçmiş, geçmiş zaman, mazi
  2. Geçmiş, geçen, olmuş, sabık
  3. Geçmiş zaman, eski zaman
  4. Bir kimsenin geçmişi
  5. Fiilin geçmiş zaman kipi
  6. Geçecek şekilde
  7. (edat) -den daha ötede veya öteye
  8. Ötesinde

past business combination

  1. Geçmiş işletme birleşmesi

his

  1. Duygu
  2. Duyu.
  3. Sezgi, sezme.
  4. Bk.Histidin
  5. Bk. duygu
  6. (en)Hospital Information System.
  7. (en)Hospital information system A system that provides the information management features that hospitals need for daily business Typically includes patient tracking, billing and administrative programs and also may include clinical features.
  8. (en)Hospital information system Typically used to describe hospital computer systems with functions like patient admission and discharge, order entry for laboratory tests or medications, and billing functions See also: Electronic medical record.
  9. (en)Hospital Information System The introduction of systems to integrate and communicate computer-held information for patient care and the management of a hospital.
  10. (en)The possessive of he; as, the book is his.

prime

  1. Birine) nasıl cevap vermesi gerektiğini önceden söylemek; (tanığa) ne söyleyeceğini öğretmek.
  2. Önemli; başlıca.
  3. Kullanıma hazırlamak
  4. Top veya tüfeğe ağızotu koymak
  5. (boya) astar vurmak
  6. Talimat vermek, ne söyleyeceğini öğretmek (şahit)
  7. Asıl, asli
  8. Içki içirip sarhoş etmek
  9. Hayatın olgunluk devri
  10. (birinin/bir şeyin) en güzel/parlak dönemi; (birinin) en verimli/başarılı dönemi; (birinin) formunun zirvesinde olduğu dönem.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

pastpast business combinationpast considerationpast crimepast curepast duepast due interestpast endurancepast eternitypast hopepaspas 16pas açmakpas almakpas assemblehishis ahlakıhis bark is worse thanhis bark is worse than his bitehis bark is worse than his bite.his blood is up.his bundlehis cihazlarıhis days are numberedHis demetihihi althi can i help youhi fihi how are you
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın