on ayaklılar ne demek?

  1. Çeşitli ıstakoz, yengeç ve karides türlerini içine alan eklem bacaklı kabuklular takımı.
  2. (Yun. deka: on; pous: ayak) Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalının, kabuklular (Crustacea) sınıfından, yapıları çok gelişmiş, ayrı eşeyli, denizlerde ve tatlı sularda yaşayan, petek gözleri saplar üzerinde bulunan, birinci yürüme bacaklarının ucunda iri makaslar taşıyan, çeşitli İstakoz, yengeç ve karides türlerini içine alan bir takım.
  3. Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt şubesinin, kabuklular (Crustacea) sınıfından, yapıları çok gelişmiş, ayrı eşeyli, denizlerde ve tatlı sularda yaşayan, petek gözleri saplar üzerinde bulunan, birinci yürüme bacaklarının ucunda iri makaslar taşıyan bir takım.
  4. (en)Decapods.
  5. (al)Zehnfüsser
  6. (fr)Décapodes
  7. (la)Decapoda

on ayaklı

  1. (en)Decapod.

on

  1. Dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 10, X rakamlarının adı.
  3. Dokuzdan bir artık.
  4. Ketonları gösteren son ek, propanon (dimetil keton): 2-bütanon (etil metil keton) gibi.
  5. (en)To or against the surface of; used to indicate the motion of a thing as coming or falling to the surface of another; as, rain falls on the earth.
  6. (en)Denoting performance or action by contact with the surface, upper part, or outside of anything; hence, by means of; with; as, to play on a violin or piano.
  7. (en)Hence, figuratively, to work on one's feelings; to make an impression on the mind.
  8. (en)At or near; adjacent to; indicating situation, place, or position; as, on the one hand, on the other hand; the fleet is on the American coast.
  9. (en)In addition to; besides; indicating multiplication or succession in a series; as, heaps on heaps; mischief on mischief; loss on loss; thought on thought.
  10. (en)Indicating dependence or reliance; with confidence in; as, to depend on a person for assistance; to rely on; hence, indicating the ground or support of anything; as, he will promise on certain conditions; to bet on a horse.

ayaklı

  1. Ayağı olan.
  2. Bir destekle yere dayanan.
  3. Ayakla işletilen.
  4. (en)Having a foot or leg.
  5. (en)Footed.
  6. (en)Walking.
  7. (en)Podous.
  8. (en)Legged.
  9. (en)Movable.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

on ayaklıonon a charge of murderon a daily basison a full stomachon a givenon a given dayon a knife edgeon a large scaleon a lineon a major scaleoo henryo ağır yaralıo anda söylemeko anda uydurmakayaklılıkayaklıayaklı askılıkayaklı bardakayaklı canavarayaklı cephane
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın