ocağına düşmek ne demek?

  1. Birine koruması için sığınmak veya yardım etmesi için yalvarmak: “Hanımefendi, gençliğin kadrini biliniz... Ocağınıza düştük.” -P. Safa.

ocağın demir ayaklığı

  1. (en)Andiron

ocağını yeşertmek

  1. Aile yuvasını canlandırmak: “Aşkla, şevkle ocağını yeşertecek birini istiyordu.” -Y. Kemal.

düşmek

  1. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek
  2. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek
  3. Yere devrilmek, yere serilmek.
  4. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak.
  5. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak.
  6. Yağmak.
  7. Vurmak, değmek, rastlamak
  8. Vakti gelmeden ölü doğmak.
  9. Sâkıt olmak, sukut etmek.
  10. Arkasından gitmek, peşini bırakmamak: “Muhatabı da olmayan gecikmiş hesapların ardına düşüyordu.” -M. Mungan.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

ocağın demir ayaklığıocağını yeşertmekocağı batmakocağı kör kalmakocağı sönmekocağı tütmekocağa çıkmadüşmekdüşmek sukut etmekdüşmek üzere olmakdüşmedüşme alçalmadüşme dengesidüşme eğilimi olandüşme hastalığıdüşmandüşman ağzıdüşman başınadüşman çatlatmakdüşman düşmana gazel okumazdüşdüş azmasıdüş bakısıdüş çalışmasıdüş görmek
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın