limit superior ne demek?
- Üst sınır
üst
- Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk, alt karşıtı
- Bir şeyin görülen yanı, yüzü
- Bir şeyin dış yüzü, yüzey
- Giyecek, giysi.
- Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk.
- Vücut, beden.
- Artan, geriye kalan bölüm
- İlgilenilen, üzerinde durulan konu.
- Bir niceliğin sağüst köşesine, kaçıncı kuvvete yükseltileceğini göstermek için yazılan sayı.
Exponent.
limit sürtünme
Limiting friction
limit
- Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya erişebileceği en alt ve en üst sınır, yer.
- Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük.
- Bk. erey
- Sınır
- Bk. tavan sınır
- Bk. sınır
Restriction; a check; a curb; a hindrance.
Determining feature; a distinguishing characteristic; a differentia.
Determinate quantity, to which a variable one continually approaches, and may differ from it by less than any given difference, but to which, under the law of variation, the variable can never become exactly equivalent.
To apply a limit to, or set a limit for; to terminate, circumscribe, or restrict, by a limit or limits; as, to limit the acreage of a crop; to limit the issue of paper money; to limit one's ambitions or aspirations; to limit the meaning of a word.
superior
One who is higher than another in rank or position; one who is the head of a monastery or convent.- Olağanüstü
- Fevkinde, daha üstün
- Üstünlük taslayan
- Ala, üstün, faik
- Üst, üstün kimse, başrahip
- Daha yüksek
Türetilmiş Kelimeler (bis)
limit sürtünmelimitlimit checklimit dekstrinlimit denetimilimit dextrinlimit emirlimit fiyatlamalimit fiyatlı emirlerlimit fonksiyonlimit from the leftlimicolaelimicoleslimicolouslimierlimikolussuperiorsuperior board of disciplinsuperior classsuperior commission of arbitragesuperior commission of conciliationsuperior conjunctionsuperior council of disciplinesuperior courtsuperior forcesuperior in numbersuperimposesuperimpose onsuperimpose tosuperimposedsuperimposed print
