kişisel düşünce ne demek?
Say so.
say
- Düz, ince, yassı taş
- Çalışma, emek.
- Hac ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelme.
- Elçi.
- Su kaynağı.
- Arkadaş
- İri, büyük kaya.
- Düz, tabaka biçiminde, ince yassı taş.
- Çalışma, Çalışıp çabalama. Gayret sarfetme. Bir maksadın meydana gelmesi için elden geleni yapma. (Osmanlıca'da yazılışı: sa'y)
- Suyun akması.
kişisel
- Kişi ile ilgili, kişiye ilişkin, kişinin kendi malı olan, şahsi, zatî
- Kişiye ilişkin olan.
- Tek kişiye özgü, bireye ilişkin olan.
Personal.
Private.
Individual.
Singular.
Closet.
Intimate.
Self.
kişisel adres defteri
Personal address book.
düşünce
- Düşünme sonucu varılan, düşünmenin ürünü olan görüş, mütalaa, fikir, mülahaza, ide
- Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
- Niyet, tasarı.
- Tasa, kaygı, sıkıntı.
- İlke, yönetici sav.
- Düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey.
- Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey.
- Bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol.
Idea, thought, consideration.
Thinking.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
kişiselkişisel adres defterikişisel ağ sunucusukişisel bakış açısı ile ilgilikişisel bildirgekişisel bilgikişisel bilgilerkişisel bilgisayarkişisel borçlanımkişisel çıkarkişikişi adıkişi adılıkişi ağzıkişi arkadaşından bellidirdüşüncedüşünce alanının dışıdüşünce alışverişidüşünce ayrılığıdüşünce cümlesidüşünce devinimidüşünce filmidüşünce kabiliyeti olmayandüşünce mahsulu olmayandüşünce mahsulüdüşündüşün düşün boktur işindüşün kidüşün oyunudüşünbilim
