kararlı durum konsantrasyonu ne demek?
- Plato durumu.
Steady state concentration.
plato
- Akarsular tarafından derin biçimde yarılmış yüksek düzlükler.
- Dekorun kurulduğu yer.
- Yayla.
- Bk. yayla
- Düzlük
- Bk. düzlük
Greek philosopher.
Computer-based educational system.
Greek philosopher, one of the most creative and influential thinkers in Western philosophy Plato, one of the most famous philosophers of ancient Greece, was the first to use the term 'philosophy', which means 'love of knowledge' Born around 428 BC, Plato investigated a wide range of topics Chief among his ideas was the theory of forms, which proposed that objects in the physical world merely resemble or participate in the perfect forms in the ideal world, and that only these perfect forms can be the objects of true knowledge The goal of the philosopher, according to Plato, is to know the perfect forms and to instruct others in that knowledge.
An Athenian, Plato was the student of Socrates and the teacher of Aristotle Of the philosophical works he wrote, 25 dialogues, some letters, and the Apology survive He was concerned primarily with the nature of knowledge and the study of ethics and politics In the third century, Plato's ideas were combined with Stoic and Aristotelian philosophy to form the Neoplatonic school of thought that was to have a pervasive influence on later, particularly Renaissance, philosophers.
kararlı
- Kararında direnen, kararını değiştirmeyen, kesin karar vermiş olan
- Düzenli, dengeli, ölçülü, istikrarlı.
- Yeri, büyüklüğü ya da özelikleri değişmeyen.
- Yeri, büyüklüğü ya da özelikleri değişmeyen.
- Bk. durağan
Stable.
Decided.
Settled.
Firm.
Strong-minded.
kararlı akış
- Bir akışkanın sürekli, kararlı, her noktasının hızının değişmez kaldığı devinimi.
- Bir akışkanın sürekli, kararlı, her noktasının hızının değişmez kaldığı devinimi.
Steady flow.
Stationäre Strömung
Écoulement stationnaire
durum
- Duruş biçimi, konum.
- Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
- İsim soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
- Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
- Bkz. hal.
- Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. Uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. Yenik takımlar ise değer alamazlar.
Footing.
Pass.
Instance.
Circumstances.
konsantrasyon
- Dikkat toplaşımı
- Bir sıvı içindeki su veya sıvı miktarı azalarak koyulaşma, yoğunlaşma.
- Bk. derişim
- Bk. derişiklik
- Yoğunlaşma
- Bk. dikkati odaklama
- Bk. derişim (II)
- Yoğunluk.
- Bir çözücüdeki çözünen madde miktarını belirtmede kullanılan bir terim.
- Çözünen madde miktarının çözen madde miktarına oranı.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
kararlıkararlı akışkararlı bileşikkararlı bir şekildekararlı çizgikararlı dalgakararlı dalgalarkararlı dengekararlı evrenkararlı halkararlamakararlama değişmekararlamadankararlamakkararlar mantığıdurumdurum açısıdurum almakdurum analizidurum baladıdurum basıncıdurum baytidurum betimidurum bilgisini gösterdurum bitiduruduru açınıkduru denklemiduru sesdurualp
