karşı çıkmak ne demek?
- Dışardan gelenleri karşılamaya gitmek.
Edirne'nin üç şerefelisi de kandillerden kaftanı ile ona karşı çıkmış.
R. E. Ünaydın - Bir düşünceye katılmamak, cephe almak
Üniversiteyi bitirince isteğimi babama açtım, önce biraz karşı çıkar gibi oldu.
O. Aysu
Challenge.
Contravene.
Counter.
Demur.
Disallow.
Dispute.
Object.
Oppose.
Protest.
Remonstrate.
To counter.
To oppose.
To object to.
To go to meet sb.
Beard.
Come out against sth.
Cross.
To set one's face against.
Mind.
Repugn.
Stick up to.
karşı çıkma
Resistance, protesting, but, traverse.
karşı çıkma hakkı
- Yapılan işlemlere, yasalarda tanınankarşı çıkma hakkı.
Objection right.
Droit d'objection, droit d'opposition
çıkmak
- İçeriden dışarıya varmak, gitmek
- Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek
- Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak
- Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek
- Süresi dolduğunda ayrılmak.
- Yapılmak, yürümek.
- Yetişecek ölçüde olmak.
- Eksilmek.
Point.
Puff out, puff up.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
karşı çıkmakarşı çıkma hakkıkarşı çıkmadankarşı çıkmamakkarşı çıkkarşı çıkankarşı çıkan kişikarşı çıkılmayankarşı çıkılmazkarşıkarşı satınalım anlaşmalarıkarşı açıkarşı açı çekimikarşı ağırlıkkarşı akımkarşı akımlı dağılım kromatografisikarşı akınkarşı akışkarşı atakkarşkarşamekarkar zarar cetvelikar adamkar aktarımıkar amacı gütmeyençıkmakçıkmakbeyçıkmaklıkçıkmaçıkma desteğiçıkma durumuçıkma durumu ekiçıkma grubuçıkçık dışarıçıkacakçıkacak olançıkaççıbançıban ağırşağıçıban başıçıban işlemekçıban var
