kılıç ne demek?

  1. Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah

    Zırhları biraz paslanmış ve yaldızları bir hayli solmuş eğri kılıçlar asılıydı.

    A. Ş. Hisar
  2. Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası.
  3. Bir timar ya da zeametin çekirdeğini oluşturan parçasına verilen ad.
  4. Uzun namlulu, namlusu düz veya meyilli, bir ya da iki ağızlı, üzerinde balçak bulunan, oluklu veya oluksuz olabilen, ucu sivri, kın içinde bele takılan ateşsiz silah.
  5. (en)Sword.
  6. (en)Blade.
  7. (en)Claymore.
  8. (en)Glaive.
  9. (en)Saber.
  10. (en)Sabre.
  11. (en)Sober.

kılıç ağzı

  1. Kılıcın keskin kısmı, yüzü.

kılıç alayı

  1. Kılıç kuşanma.
  2. Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanmak üzere Eyüp Sultan türbesine gitmeleri dolayısıyle düzenenlenen tören.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

kılıç ağzıkılıç alayıkılıç bacakkılıç balığıkılıç balığıgillerkılıç balinasıkılıç çekmekkılıç dişlikılıç gagalıkılıç hakkıkılı kılınakılı kıpırdamamakkılı kırk yarankılı kırk yaran kimsekılı kırk yaran memur
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın