işlenmemiş metal parçası ne demek?
Slug.
işlenmemiş
Rough, raw, unworked, uncut, unfinished, unbroken, unlabored, unlaboured [Brit.], uncultivated, virgin, crude, rude, uncommitted, undressed, unreclaimed, untilled.
Undeveloped.
işlenmemiş altın
Virgin gold.
metal
- Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde, maden.
- Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.
- Ağır, sert, parlak, dövülebilir özellikler gösteren, ısıyı ve elektriği iyi ileten katı haldeki öğeler ya da alaşımlar. Bunların iç yapıları mini buzsullardan oluşmuştur.
- Ağır, sert, parlak, dövülebilir özellikler gösteren, ısıyı ve elektriği iyi ileten katı haldeki öğeler ya da alaşımlar. Bunların iç yapıları mini buzsullardan oluşmuştur.
- Asitlerdeki hidrojenlerin yerini alabilen, hidroksil köküyle de bazları oluşturan kimyasal öğe. (Genellikle çekilirlik, dövülürlük, parlaklık, ısı ve elektrik iletkenliğiyle belirlenen özellikleri vardır.)
- Lat: Maden.
The substance of which anything is made; material; hence, constitutional disposition; character; temper.
Courage; spirit; mettle.
See Mettle.
The broken stone used in macadamizing roads and ballasting railroads.
parçası
Piece, bit, cut, fragment, part, component, passage, attachment, batch, cake, cantle, dribblet, driblet, fraction, item, lump, moiety, morsel, patch, portion, scrap, segment, shred, snatch, tool.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
işlenmemişişlenmemiş altınişlenmemiş durumdaişlenmemiş elmasişlenmemiş haldeişlenmemiş özdekişlenmemiş özdek genelsatağıişlenmemiş özdeklerişlenmemiş şeyişlenmemiş toprakişlenmeişlenmekmetalmetal alkilmetal amino asit şelatlarımetal aminoacid chelatedsmetal amyant contametal asbestos gasketmetal bağımetal barmetal barrelmetal bilimimetameta analizmeta silikatmeta tagsmeta yönlendirici grup
