holder of account ne demek?

  1. Hesap sahibi

hesap

  1. Aritmetik.
  2. Matematiksel işlem.
  3. Alacaklı veya borçlu olma durumu
  4. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon.
  5. Oranlama, tahmin
  6. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü
  7. Tutum, durum, anlayış.
  8. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge.
  9. Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge.
  10. Bk. sayışım

holder

  1. Tutan şey, kap, tutacak, kulp, duy, sahip, hamil, elinde bulunduran kimse
  2. Tutan şey
  3. Kulp, tutamak, tutamaç
  4. Hamil, sahip
  5. Kiracı.

holder eldeci

  1. Zilyet

of

  1. Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
  2. (en)Ugh!.
  3. (en)In a general sense, from, or out from; proceeding from; belonging to; relating to; concerning; used in a variety of applications; as: Denoting that from which anything proceeds; indicating origin, source, descent, and the like; as, he is of a race of kings; he is of noble blood.
  4. (en)Denoting possession or ownership, or the relation of subject to attribute; as, the apartment of the consul: the power of the king; a man of courage; the gate of heaven.
  5. (en)Denoting the material of which anything is composed, or that which it contains; as, a throne of gold; a sword of steel; a wreath of mist; a cup of water.
  6. (en)Oil filters.
  7. (en)Denoting part of an aggregate or whole; belonging to a number or quantity mentioned; out of; from amongst; as, of this little he had some to spare; some of the mines were unproductive; most of the company.
  8. (en)Prep w dat , from, out of, of, away from, contrary to, by.
  9. (en)Denoting that by which a person or thing is actuated or impelled; also, the source of a purpose or action; as, they went of their own will; no body can move of itself; he did it of necessity.
  10. (en)Optional Form Source: US EPA.

account

  1. Hesap
  2. Açıklamak, açıklamasını yapmak, saymak; gözüyle bakmak; avlamak, yakalamak (av)
  3. Hesap vermek, sebebini belirtmek
  4. Saymak, itibar etmek account for hesap vermek, sebebini izah etmek.
  5. (Bir olayın) izlenimi, akış hikayesi, oluşunun tarifi, raporu,[= account of extraordinary events]
  6. Cevap vermek
  7. Pusula
  8. Tarif, beyan
  9. Rivayet, hikâye, izahat
  10. Önem, ehemmiyet, kıymet, değer

Türetilmiş Kelimeler (bis)

holderholder eldeciholder esitsizligiholder in due courseholder on trustholders inequalityholdenholdhold a brief for smbhold a brief for smb.hold a child back a yearhold a crowd backholhol kasaholaholanda parasıholandacaofof a certain ageof a certain lengthof a certain qualityof a collapseof a deviceof a good familyof a hogof a kindof a moment agooo henryo ağır yaralıo anda söylemeko anda uydurmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın