gözlemcilik yapmak ne demek?

  1. (en)Sit in.

sit

  1. Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.
  2. Bazı ayrıcalıklar dışında olgunlaşmamış bir hücreyi belirten son ek
  3. (en)To perch; to rest with the feet drawn up, as birds do on a branch, pole, etc.
  4. (en)To remain in a state of repose; to rest; to abide; to rest in any position or condition.
  5. (en)To lie, rest, or bear; to press or weigh; - - with on; as, a weight or burden sits lightly upon him.
  6. (en)To be adjusted; to fit; as, a coat sts well or ill.
  7. (en)To suit one well or ill, as an act; to become; to befit; used impersonally.
  8. (en)To cover and warm eggs for hatching, as a fowl; to brood; to incubate.
  9. (en)To have position, as at the point blown from; to hold a relative position; to have direction.
  10. (en)To occupy a place or seat as a member of an official body; as, to sit in Congress.

gözlemcilik

  1. Gözlemcinin yaptığı iş.
  2. (en)Observation.

gözlemci

  1. Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit.
  2. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genellikle söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit.
  3. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt.
  4. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.
  5. Bkz. observer, gözleyici, müşahit, rasıt
  6. Ayaktopu oyunlarını ve görevlileri izlemekle görevlendirilmiş kişi.
  7. (en)Student.
  8. (en)Observer.
  9. (en)Observer müşahit.

yapmak

  1. Yol almak
  2. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak
  3. Salgılamak, çıkarmak
  4. Dışkı çıkarmak
  5. Gerçekleştirmek
  6. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek
  7. Evlendirmek
  8. Bir durum yaratmak
  9. Edinmek, sahip olmak
  10. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek

Türetilmiş Kelimeler (bis)

gözlemcilikgözlemcigözlemci gözleyicigözlemci öğrencigözlemci tutanağıgözlemci varlığının etkisiyapmakyapmak istemekyapmak istememekyapmak pek de kolay değilyapmak üzereyapmak üzere olmakyapmak yada bozmakyapmak zorunda kalmakyapmakla meşgul olmakyapmakla şeref duymakyapmayapma aydınlatmayapma beyapma bebekyapma bezem
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın