feasted his eyes on ne demek?

  1. HoşŸlanarak veya tutkuyla gözlerini dikerek bakan

feaster

  1. Yiyip içen kimse; ziyafete kayılan kimse, bir ziyafetin konuğŸu olan kimse

feast

  1. Ziyafet vermek, ağırlamak, eğlendirmek, ziyafet çekmek, doya doya yapmak, tadını çıkarmak, zevk almak, haz almak
  2. Ziyafet
  3. Bayram, yıl dönüşümü, yortu
  4. Ziyafette yemek yemek, bol bol yemek
  5. Ziyafet vermek
  6. Sevindirmek

his

  1. Duygu
  2. Duyu.
  3. Sezgi, sezme.
  4. Bk.Histidin
  5. Bk. duygu
  6. (en)Feeling.
  7. (en)Emotion.
  8. (en)Sense.
  9. (en)Sensation.
  10. (en)Feel.

eyes

  1. Yargı veya fikir (örnek: "benim gözümde [fikrimce]" or "kanun gözüyle")

Türetilmiş Kelimeler (bis)

feasterfeastfeast dayfeast for the eyesfeast of lightsfeast of the assumptionfeasancefeasibilityfeasibility studyfeasiblefeasible regionfealtyfeamefearfear deathfear no evilhishis ahlakıhis bark is worse thanhis bark is worse than his bitehis bark is worse than his bite.his blood is up.his bundlehis cihazlarıhis days are numberedHis demetihihi althi can i help youhi fihi how are you
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın