feaster ne demek?

  1. Yiyip içen kimse; ziyafete kayılan kimse, bir ziyafetin konuğŸu olan kimse

feasted his eyes on

  1. HoşŸlanarak veya tutkuyla gözlerini dikerek bakan

feast

  1. Ziyafet vermek, ağırlamak, eğlendirmek, ziyafet çekmek, doya doya yapmak, tadını çıkarmak, zevk almak, haz almak
  2. Ziyafet
  3. Bayram, yıl dönüşümü, yortu
  4. Ziyafette yemek yemek, bol bol yemek
  5. Ziyafet vermek
  6. Sevindirmek

Türetilmiş Kelimeler (bis)

feasted his eyes onfeastfeast dayfeast for the eyesfeast of lightsfeast of the assumptionfeasancefeasibilityfeasibility studyfeasiblefeasible regionfealtyfeamefearfear deathfear no evil
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın