daha iyi ne demek?
Better than.
Better.
Preferable.
All the better.
better
- Daha ziyade
- Üstünlük
- Islah etmek
- Daha iyi yapmak
- Düzeltmek, iyileştirmek
- Geliştirmek
- Daha iyi, daha güzel
- Daha çok
- Daha iyi bir şekilde
daha iyi atlamak
Outjump.
daha iyi bir oda gösterir misiniz
Would you please show me a better room.
iyi
- İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
- Bol, yararlı, kazançlı.
- Çok.
- Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren.
- Esen, sağlıklı.
- Yerinde, uygun.
- Yeterli, yetecek miktarda olan
- Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.
- Somut kişi ya da edim değeri. // İyi, değerler düzeninde yüksek değerleri seçmede ortaya çıkar. Buna karşılık kötü, aşağı değerlerin yeğ tutulmasında kendini gösterir. Ayrıca: "Yararlı olaniyidir." (yararcılık) ya da "Haz vereniyidir." (hazcılık) görüşleri.
- Ahlâkın ve ahlâk felsefesinin temel kavramı: Ahlaksal değer; ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram; ahlâkça değerli olan (karşıt kavramı: kötü). Ahlâk felsefesinde şu anlamlarda kullanılır: a. (Skolastikte) Tanrı'nın istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum. b. (Kant'ta) İstencin, içerik bakımından değil de, yalnızca ahlâk yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
daha iyi atlamakdaha iyi bir oda gösterir misinizdaha iyi canlandırmakdaha iyi çalmakdaha iyi dövüşmekdaha iyi düşününcedaha iyi hale koymakdaha iyi hissediyorumdaha iyi hissediyorum.daha iyi koşullar aramakdaha ileridaha ileri gitmekdaha incedaha ince topolojidaha açık bir tonunu görmek istiyorum.daha ağır gelmekdaha akıllıca davranmakdaha alçakdaha arkadakidahadaha aşağıdaha aşağı işlere vermekdaha aydınlık bir oda gösterir misinizdaha azdahdah etmekiyiiyi adamiyi ağırlamakiyi ailedeniyi aileden geleniyi akortluiyi akşamlariyi akşamlar demekiyi anlamakiyi anlaşmakiyiyabiyab ü zehabiyadiyadet
