düzensizlik derecesi ne demek?
Degree of irregularity
degree
- Unvan, rütbe
- Karşılaştırmalı üstünlük derecesi
- Derece, mertebe
- Paye
- Tabaka, sınıf
- Mevki, seviye
- Lisans, diploma
düzensizlik
- Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık
Fitfulness.
Confusion.
Disarray.
Disorder.
Jumble.
Mess.
Muddle.
Turbulence.
Untidiness.
düzensizlik katsayısı
- Bk. Kendallın ( )(to) katsayısı.
Coefficient of disarray.
derece
- Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe
- Denli, kadar
- Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri.
- Sıcaklıkölçer.
- Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.
- Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi.
- Başarı gösterme.
- Bir denklemdeki terimlerin en yüksek üstlüsünün üst sayısı.
- Açı birimi; bir çemberin çevresi 360 eşit parçaya bölünürse bir parçayı özekten gören açı.
- Sıcaklık ölçeği birimi, suyun donma noktasını 0, kaynama noktasına 100 sayarak düzenlenen bölmelerin her biri.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
düzensizlikdüzensizlik katsayısıdüzensizdüzensiz aralıklarladüzensiz balıklardüzensiz bırakmakdüzensiz bir şekildederecesini düşürmekderecesizderecederece almakderece derecederece derece artanderece derece değişenderecatderecatı kurbiyederecatı şemsiyederedere alabalığıdere alabaligidere bülbülüdere dam deresi
