bound electron ne demek?

  1. Bağlı elektron

bağlı

  1. Bir bağ ile tutturulmuş olan
  2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
  3. Sınırlanmış, sınırlı.
  4. Kapatılmış olan, kapalı.
  5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.
  6. Sadık
  7. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun.
  8. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).
  9. Mülzem.
  10. İki parçanın, aracın vb. birbirine eklenmiş olma durumu.

bound

  1. Zıplamak, sıçramak, zıplaya zıplaya gitmek, sekip geri gelmek, sınırlarını çizmek, sınırlamak, kısıtlamak
  2. Sekmek, sıçrayarak gitmek, zıplamak, fırlamak
  3. Sektirmek, sıçratmak, zıplatmak.
  4. Bağlı, kayıtlı
  5. Ciltli, ciltlenmiş
  6. Mecbur
  7. Hudutlamak, sınırlamak
  8. Kuşatmak
  9. Hudutlannı çizmek
  10. Sıçrayış, fırlayış zıplama, geri tepme

bound bailiff

  1. Icra memuru

electron

  1. Elektron, negatif elektrik atomu
  2. Elektron

Türetilmiş Kelimeler (bis)

boundbound bailiffbound bybound by a restrictionbound by an oathbound collection of mapsbound columnbound forbound htmlbound hyperlinkbouncebounce passbounce ratebounce upbouncedelectronelectron acceleratorelectron acceptorelectron affinityelectron avalancheelectron bandelectron beamelectron beam drillingelectron beam recordingelectron beam tubeelectroelectro explosiveelectro explosive deviceelectro galvanizingelectro optical effect
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın