boş olmak ne demek?
- Boş durmak.
To be vacant.
Trip.
boş
- İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı
- Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal.
- Yapılacak işi olmayan, işsiz.
- Yararsız, nafile
- İşsiz bir biçimde
- Verimsiz.
- Anlamsız
- Habersiz, hazırlıksız
- El kaldırma aletlerinden olup bir ağ torba ve iki sopadan oluşan av aracı.
Gaseous.
boş olmayan küme
- En az bir elemanı olan küme.
Nonempty set.
Ensemble non vide
boş olmayan öz altküme
- Boş kümeye eşit olmayan öz altküme.
Proper nonvoid subset.
Partie stricte non vide
olmak
- Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
- Gerçekleşmek veya yapılmak.
- Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
- Bir şeyi elde etmek, edinmek
- Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
- Herhangi bir durumda bulunmak.
- Uygun düşmek, yerinde görülmek.
- Yetişmek, olgunlaşmak.
Be situated.
Happen.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
boş olmayan kümeboş olmayan öz altkümeboş olanlarboş olarakboş olarak geçmeboş odaboşboş adboş adlı temel mantıkboş ağırlıkboş alanboş alan yatırımıboş alana bağlıboş alana göreboş alanı ayarlaboş amaçolmakolmak istiyorolmak üzereolmak üzere olanolmaksızınolmaktaolmakta olanolmaktan çok uzakolmaolma ihtimali çok uzak istekolmadanolmadan da yapabilmekolmadan yapmak
