be held captive ne demek?
- Esir düşmek
esir
- Tutsak.
- Köle.
- Bir düşünceye veya bir kimseye körü körüne bağlı olan kimse.
- Atomlar arasındaki boşluğu ve bütün evreni doldurduğu varsayılan, ağırlığı olmayan, ısı ve ışığı ileten töz (cevher).
- Hava.
- Birbirine yakın olmak, mütekarib.
Bondwoman, bondswoman.
Captive.
Prisoner.
Capture.
be held accountable
- Sorumlu tutulmak, sorumlu görülmek
be held for questioning
- Sorgulama için tutulmak, sorgulanmak için gözaltında tutulmak, bir suçlamayla ilgili gözaltına alınmak
held
- Hold.
- Tutmak, kavramak, tıkamak, kaldırmak, el koymak, alıkoymak, gözaltına almak, devam etmek, almak, barındırmak, muhafaza etmek, karara bağlamak, çekmek, dayanmak, sadık kalmak, geçerli olmak, durmak
captive
- Esir, tutsak, mahkum
- Esir, tutsak, mahpus
- Tutkun kimse
- Esir düsmüş
- Baskı altında, kayıt altında
- Esarete ait
- Büyülenmiş
Türetilmiş Kelimeler (bis)
be held accountablebe held for questioningbe held incommunicadobe held innocent until proven guiltybebe ... shybe a bad judge ofbe a bad sailorbe a ball of fortunebe a basket casebe a big dealbe a bit onbe a byword forbe a charge on smbbb 52b addressb amplifierb and bheldheld a grudgeheld back his curiosityheld back his laughterheld back his tearsheld ballheld closeheld fastheld firmheld firmlyhelhel min mezidhelahela çukuruhela dönen şey
