batma acısı duymak ne demek?
Prick
prick
- Iğneleme, iğnelenme
- Sivri uçlu alet
- Diken
- B.D., (argo) penis
- Diken batması gibi ağrı
- Iğne delmesi, diken batması
- (eski) üvendire
- Hafifçe delmek, iğne veya diken sokmak
- Mahmuzla dürtmek
- Vicdan azabı vermek
batma
- Yıkılma, çökme.
- Yok olma, inkıraz.
- Bir gök cisminin (ay, güneş, yıldız vb.) ufkun altına inmesi.
- Batmak işi.
- Bir gökcisminin (Ay, Güneş, yıldız v.b.) gözerimi altına inmesi.
Sinking.
Decadence.
Ruin.
Setting.
Shipwreck.
batma demeti
- Birbirine bağlı çubuk, direk ya da sopalardan yapılan demet.
Fascine.
acı
- Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
- Tadı bu nitelikte olan
- Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
- Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
- Koyu (renk)
- Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
- Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
- Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
Bitter.
Peppery.
duymak
- Bilgi almak, öğrenmek, haber almak.
- İşitmek, ses almak
- Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek
- Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
- Bir ruh durumu içine girmek
- Sezmek, fark etmek, hissetmek
Owe.
Bear.
Hear.
Come to know.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
batmabatma demetibatmakbatmamakbatmanbatmayan yıldızbatmayan yildizbatmazbatmazlıkbatbat an eyelidbat aroundbat best available tecnologybat boyacısı çıkacakacısı çıkmakacısı fena çıkacakacısı geçmemekacısı içine işlemekacısı ortaya çıkmakacısına dayanamamakacısını almakacısını bağrınaacısını çekmekacıacı acıacı acı ağlamakacı acı bağırmakacı acı havlama
