acı acı ağlamak ne demek?

  1. (en)Weep bitterly

weep

  1. Iltihap akıtmak, ağlamak, gözyaşı dökmek, damlamak, sızmak, akıtmak, özsu akıtmak
  2. Ağlamak, göz yaşı dökmek
  3. Sızmak, damlamak
  4. Ağlama
  5. Ağlama nöbeti.

acı

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
  5. Koyu (renk)
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
  8. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
  9. (en)Bitter.
  10. (en)Peppery.

acı acı

  1. Üzüntülü bir biçimde, dokunaklı olarak
  2. Kırıcı, üzücü olarak.
  3. Üzüntü içinde
  4. (en)Bitterly.

acı

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
  5. Koyu (renk)
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
  8. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
  9. (en)Bitter.
  10. (en)Peppery.

ağlamak

  1. Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık aldanma vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek
  2. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
  3. Sızlanmak, yakınmak
  4. Bir duruma üzülmek.
  5. (en)Turn on the waterworks.
  6. (en)Pipe one's eye.
  7. (en)Weep.
  8. (en)Give a cry.
  9. (en)Mourn.
  10. (en)Pule.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

acıacı acıacı acı bağırmakacı acı havlamaacı acı havlamakacı acıyı keser, su sancıyıacı ağaçacı ana çözeltiacı bademacı badem kurabiyesi
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın