basmak ne demek?

Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb. bir araçla iz yapmak.

Şuraya başparmağını bas dediler, ben de bastım.

S. F. Abasıyanık

basmak diğer anlamları

  1. Baskın yapmak

    Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış.

    E. İ. Benice
  2. Vücudun ağırlığını verecek biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak

    Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına.

    C. Külebi
  3. Küçük çocuklar ayakta durabilmek.
  4. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek

    Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız.

    H. E. Adıvar
  5. Sıkıştırarak yerleştirmek.
  6. Bası işi yapmak, tabetmek.
  7. Örtmek, bürümek, kaplamak

    Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk.

    M. Ş. Esendal
  8. Basım işini gerçekleştirmek.
  9. (en)Step on.
  10. (en)Print.
  11. (en)Publish.
  12. (en)Raid.
  13. (en)Break into.
  14. (en)Attack suddenly.
  15. (en)Flood.
  16. (en)Come upon.
  17. (en)Weigh.
  18. (en)Catch.
  19. (en)Come on.
  20. (en)Flow.
  21. (en)Foray.
  22. (en)Impress.
  23. (en)Imprint.
  24. (en)Irrupt.
  25. (en)Letter.
  26. (en)Sink.
  27. (en)Stamp.
  28. (en)Stencil.
  29. (en)Step.
  30. (en)Stomp.
  31. (en)Tread.
  32. (en)Tread on.
  33. (en)Attack.
  34. (en)Bust.
  35. (en)Compress.
  36. (en)Counterfeit.
  37. (en)Depress.
  38. (en)Invade.
  39. (en)Push.
  40. (en)Strike.
  41. (en)Trample.
  42. (en)Utter.
  43. (en)To tread.
  44. (en)To step.
  45. (en)To trample.
  46. (en)To press.
  47. (en)To depress.
  48. (en)To compress.
  49. (en)To print.
  50. (en)To raid.
  51. (en)To bust.
  52. (en)To descend.
  53. (en)To flood.
  54. (en)To fall.
  55. (en)To set in.
  56. (en)To let out.
  57. (en)To utter.
  58. (en)To enter.
  59. (en)To reach.
  60. (en)To strike.
  61. (en)To coin.
  62. (en)To stamp.
  63. (en)To follow.
  64. (en)To drop.
  65. (en)To push.
  66. (en)To inundate.
  67. (en)To attack.
  68. (en)To storm.
  69. (en)To surprise.
  70. (en)To invade.
  71. (en)To mill.
  72. (en)To exert.
  73. (en)To imprint.
  74. (en)To heft.
  75. (en)To tread on.
  76. (en)Press.
  77. (al)Zieher,, kopieren, abziehen, Kopie ziehen, umkopieren
  78. (fr)Tirer

basmakalıp

  1. Hep aynı olan, herkes tarafından bilinen.
  2. Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan, harcıâlem, klişe
  3. (en)Conventional.
  4. (en)Cliche.
  5. (en)Stereotype.

basmakalıp davranış

  1. Belirli bir sorun durumu içinde özel koşulların ya da varılan sonucun değiştiremediği, hep aynı kalan davranış.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

basmakalıpbasmakalıp davranışbasmakalıp konuşmakbasmakalıp laflarbasmakalıp laflar eden tipbasmakalıp olmabasmakalıp sözbasmakalıp yanıtbasmakalıp yargıbasmakalıplaşmabasmabasma ayrıcalığıbasma ayrıcalığı bağışlamabasma ayrıcalığı bağışlama yetkisibasma devre
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın