baştan çıkarmak ne demek?
- Ayartmak, kandırmak, ahlakını bozmak. Doğru yoldan saptırmak; azdırmak. Kötü yola sürüklemek.
Adana'nın yolları taştan / Sen çıkardın beni baştan.
Halk TürküsüPerihan adında bir bayan, bizim güveyi dans arasında ayartıp baştan çıkarmış.
M. Ş. Esendal - Karşı cinsi ilişkiye ikna etmek
Allude.
Corrupt.
Pervert.
Seduce.
Tempt.
To seduce.
Deprave.
Inveigle.
Mislead.
baştan çıkarma
Pass.
Perversion.
Seduction.
Temptation.
Enticement.
baştan çıkarmaya çalışmak
Solicit.
çıkarmak
- Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
- Sonunu getirmek.
- Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
- Bulmak, ortaya koymak.
- Hatırlamak
- Döküntülü hastalığa tutulmak.
- Çok hoşlanmak
- Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek.
Belch.
Dislocate.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
baştan çıkarmabaştan çıkarmaya çalışmakbaştan çıkaranbaştan çıkaran kadınbaştan çıkaran kimsebaştan çıkarıcıbaştan çıkarıcı kadınbaştanbaştan aşağıbaştan aşağı ıslatmakbaştan aşağı süzmekbaştan aşırmabaştan aşmakbaştan ayağabaştan başabaştan başa sözlü şarkılı danslı filmbaştan başlatmabaştabaşta gelenbaşta gelmekbaşta kabul edilmiş teorembaşta koşkuçıkarmakçıkarmaçıkarma birliğiçıkarma eğiliminde olançıkarma gemisiçıkarma harekatıçıkarçıkar budakçıkar çevreleriçıkar grubuçıkar hesabıçıkacakçıkacak olançıkaççıkagelmeçıkagelmek
