alighting on the moon ne demek?

  1. Aya inis

aya

  1. Elin parmak dipleriyle bilek arasındaki iç bölümü, avuç içi.
  2. Yaprakların düz ve parlak bölümü.
  3. Ayak tabanı.
  4. Tedavisi mümkün değil, iyileştirilmez. (Osmanlıca'da yazılışı: ayâ)
  5. (Şüphe ve tereddüt bildiren edat; hayret ve taaccüb, soru ile beraber ümid ifade eder) Acaba. Aya, nasıl oluyor. Hayret, sen bu işi nasıl olur da yaparsın?.. der gibi.(Ey bu vatan gençleri! Frenkleri taklide çalışmayınız! Aya, Avrupa'nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adavetten sonra, hangi akıl ile onların sefahet ve batıl efkarlarına ittiba edip emniyet ediyorsunuz? Yok! Yok! Sefihane taklid edenler, ittiba değil; belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi idam ediyorsunuz. Agah olunuz ki, siz ahlaksızcasına ittiba ettikçe, hamiyet davasında yalancılık ediyorsunuz! Çünki şu surette ittibaınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzadır! L.) (Osmanlıca'da yazılışı: âyâ)
  6. En kudretsiz, kabiliyetsiz. İktidarı hiç olmayan. (Osmanlıca'da yazılışı: a'ya)
  7. (en)Palm.
  8. (en)Across.
  9. (en)Palm of the hand.
  10. (en)Verse of the Qur'an; also, a sign in the natural world or in prophetic history by which humanity is alerted to the truths of Allah.

alighting

  1. Konma, iniş (kuş veya uçak gibi); indirmek, inmek (attan); karaya çıkma (kayıktan); yerleşme, konarak
  2. Inmek, konmak, yere inmek; rastlamak, tesadüfen bulmak

alighting gear

  1. Iniş takımı

on

  1. Dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 10, X rakamlarının adı.
  3. Dokuzdan bir artık.
  4. Ketonları gösteren son ek, propanon (dimetil keton): 2-bütanon (etil metil keton) gibi.
  5. (en)To or against the surface of; used to indicate the motion of a thing as coming or falling to the surface of another; as, rain falls on the earth.
  6. (en)Denoting performance or action by contact with the surface, upper part, or outside of anything; hence, by means of; with; as, to play on a violin or piano.
  7. (en)Hence, figuratively, to work on one's feelings; to make an impression on the mind.
  8. (en)At or near; adjacent to; indicating situation, place, or position; as, on the one hand, on the other hand; the fleet is on the American coast.
  9. (en)In addition to; besides; indicating multiplication or succession in a series; as, heaps on heaps; mischief on mischief; loss on loss; thought on thought.
  10. (en)Indicating dependence or reliance; with confidence in; as, to depend on a person for assistance; to rely on; hence, indicating the ground or support of anything; as, he will promise on certain conditions; to bet on a horse.

the

  1. O (tarif edatı, harfi tarif, belirtme sıfatı)
  2. Ne kadar, o kadar (mukayese sıfatlarından evvel)
  3. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır

Türetilmiş Kelimeler (bis)

alightingalighting gearalighting on groundalighting on wateralightalight onalight on ones feetonon a charge of murderon a daily basison a full stomachon a givenon a given dayon a knife edgeon a large scaleon a lineon a major scaleoo henryo ağır yaralıo anda söylemeko anda uydurmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın