açıkdavranışBir gözlem durumunda gözlenen kişinin söz, yazı ya da eylemlerle açıkça göz önüne serdiği davranış.
açıklanmamış sapmaİki değişkene ilişkin gözlemlerin birlikte dağılımını veren bir serpilmede gözlem noktalarının en uygun doğru ya da eğri üzerindeki kuramsal karşılıkl
açıklanmış sapmaİki değişkene ilişkin gözlemlerin birlikte dağılımını veren bir serpilmede gözlem noktalarının en uygun doğru ya da eğri üzerindeki kuramsal karşılıkl
açıklayıcı belgelerÖrnekolay incelemesinde kişisel yazışmalar, günceler, özgeçmişler ya da ilgili olayların sözlü aktarımından oluşan bilgi kaynakları.
açıktoplulukKent, bölge, alan, ulus ya da ülke kesitleri gibi örgütlenme ve toplumsal ilişkilerin kapsamı bakımından sınırlı olmayan araştırma evreni.
açıkuçlu görüşmeTüm içerimleriyle önceden saptanıp soruya dönüştürülemeyen sorun ya da konuları araştırma amacıyla durum içinde belirecek noktaları açığa çıkarmak ve
açınlayıcı araştırmaOlgular arasındaki örtük ilişkileri ortaya koyan ve gözlenen birlikte değişmelerin doğrultu ve ölçüsünü veren araştırma.
açınlayımVarlığı bilinmeyen olgusal bir durumu ya da olgular arasındaki bir ilişkiyi açığa çıkararak bilgi konusuna dönüştürme.
adçekimiYalınç rastlantılı örneklemede, nicelenmiş evren birimleri dizelgesinden eşit kazanı ilkesine uygun örnek seçme yollarından biri. bkz. kazanı.
adlayıcı ölçekNesneleri özelliklerine göre belli adlar altında toplayan ya da ölçüm konusunu belli simgelerle adlandırılmış bölütlere ayırmakla yetinen ölçek. bkz.
ağırlık noktasıBir araştırma ya da gözlem sürecinin temel bilgi konusu ya da bir gözlem dağılımının ortalama eğilimi.
ağırlıklarınaBir ölçme aracını oluşturan sınar ya da ayrıçlara taşıdıkları ağırlığa göre değişik katsayı ya da sayılar verme.
ağırlıklı kesitaraştırmaBir araştırma evreninin göreli olarak küçük bir kesimini oluşturmakla birlikte, araştırma amaçları bakımından özel bir önem taşıyan bir alt kesimine g
ağırlıksız kesitaraştırmaBir araştırma evreninin her alt kesimine toplam içindeki göreli payıyla orantılı bir yer veren kesitaraştırma.
alan bağlamıBir olay ya da durumun doğal olarak belirdiği bağlam ya da kendiliğinden gerçekleşen gözlem koşulu.
alan çalışmasıGözlem yordamlarına başvurularak alanda gerçekleştirilen bilgi derleme işlemi.
alan deneyiYapay deneylik koşullarından çıkarılarak, alanda gerçek yaşam koşulları içinde yapılan deney.
alan eşgüdümüBir alan araştırmasında konu ve alana göre eğitilmiş görüşmecilerin, görevlerini amaca uygun ve uyumlu olarak gerçekleştirmeleri için, alan gözetmenin
alan gözlemiBir olayı doğrudan, yerinde ya da taşıyıcı birimlerle tek tek ve yüz yüze ilişki kurarak gözleme.
alan olasılık örneklemesiÖrneklenecek evren birimlerini, alanda kendiliğinden kümelendiren konut, konut topluluğu, yerleşme birimlerini vb. ilk örnekleme birimleri sayarak örn
aldatıİlk bakışta inandırıcı görünmekle birlikte geçerlenemeyen ve olgulara uygun düşmeyen sav ya da çıkarım.
algı bozukluğuAyrıksı bir özellik olarak olgusal durumların aykırı ya da aldatıcı bir biçimde algılanması.
alışcılAlışılmış süreç ya da davranışlara ilişkin.
alışıBir araştırma sürecinde, yöntemin uygulanması ve yordamların kullanılmasındaalışıla gelmiş yol.
altevrenBir gözlem evreninin, gözlem konusuna ilişkin- ayrıtlar bakımından bölümlenebilen altkümeleri ya da bir tutum alanının birbirinden ayrılabilir ve bağı
anaçerçeveBir işlem ya da süreci ana çizgileriyle kısaca tasarlayan özet tasarım.
anaörnekBir araştırmada ön sınama işlemlerinden sonra gözlem evreni olarak seçilmiş, yansıtım yeteneği ve büyüklük bakımından yeterli örnek.
ancak sezilebilen ayrımÖlçüm konusunu oluşturan çeşitli nesneler ya da bir ölçek sürekliliğini oluşturan çeşitli konumlardan birbirini izleyenler arasındaki ayrımın tam sezi