tıp

21.010 anlam
  • anjiyodiyatermi Diyatermi yoluyla iki arteria ciliaris posterior longanın koagülasyonu.
  • anjiyogliyom Anjiyom ve gliyom tabiatı gösteren ur.
  • anjiyografi Damar radyografisi.
  • anjiyografi Damar görüntüleme.
  • anjiyogram Kan damarlarının röntgen filmi.
  • anjiyohipertoni Damar büzülmesi, arter spazmı.
  • anjiyokardit Kalp ve damar iltihabı.
  • anjiyokardiyografi Damar- yürek görüntülemesi
  • anjiyokardiyografi kalp ve büyük damarların röntgen filminin çekilmesi
  • anjiyokolesistit Safra kesesinin safra yollarıyla beraber iltihabı.
  • anjiyolit Damar taşı.
  • anjiyoloji damarları ve hastalıklarını inceleyen bölüm.
  • anjiyomalasi Damar pörsümesi.
  • anjiyomatoz Kan damarlarında birçok anjiyomun belirmesiyle ortaya çıkan patolojik durum.
  • anjiyometre Kan damarlarının çapını ve tansiyonunu ölçmeye yarayan alet.
  • anjiyomiyom anjiom ve miyom karışımı tümör.
  • anjiyonörotik Vazomotor sistem bozuklukları ile ilgili olan.
  • anjiyonöroz Damar sinirlerinin nevrozu.
  • anjiyopati vasküler hastalıklara verilen genel isim.
  • anjiyopati Atardamar, toplardamar ve kılcal damarlar dahil olmak üzere kan damarlarındaki patolojik değişimlerin jenerik adı.
  • anjiyoplasti Damar açımı
  • anjiyoplasti bir damarı onarmak için yapılan cerrahi müdahale. Genellikle daralmış ya da tıkanmış damarları genişletmek amacı ile uygulanır.
  • anjiyorafi Damar dikişi için yapılan ameliyat.
  • anjiyoskopi Damar gözlemi, damarların incelenmesi.
  • anjiyoskotom Retinada kan damarlarının gölgelenmesi sonucu ortaya çıkan skotom.
  • anjiyospazm Bir kan damarının spazmlı kasınması durumu.
  • anjiyotensin Hipertensin.
  • anjiyotonin Bir tür damar büzücü madde.
  • anjiyotrip Kanı dindirmek amacıyla kullanılan cerrahi alet.
  • anjiyotripsi Dokuları sıkıştırarak kanın dindirilmesi yöntemi.
  • anjiyotrofik Damar beslenimi ile ilgili olan.
  • anjiyozom Damar bölge
  • ankiloblefaron Gözkapağı yapışıklığı.
  • ankiloglosi Dil yapışıklığı.
  • ankilostoma Kancalı kurt
  • ankilostomiyaz Ankylostomia duodenalenin ve Amerikan nekatorunun yol açtığı hastalık.
  • ankilostomiyaz Kancalı kurt hastalığı.
  • ankilotik Ankiloz ile ilgili olan.
  • ankilotom Dil gemciğinin kesilmesi amacıyla kullanılan alet.
  • ankiloz Donuk eklem
  • ankimoz Deri damarlarında dışarıdan bir etki olmadan bir anda kan toplanması.
  • ankistman Kistleşme durumu.
  • anklavman Doğumda çocuk başının havsalanın aşırı dar olması sonucu ilerleyemeden takılıp kalması.
  • anksiete İç sıkıntısı, iç daralması.
  • anksiyete kaygı. Tehlike ve talihsizlik korkusunun oluşturduğu bunaltı veya tedirginlik, mantık dışı korku.
  • anksiyete Anksiyete veya endişe, canlılarca deneyimlenen kaygı, korku, gerilim, sıkıntı halidir.
  • anksiyete Canlıların dış ortama uyum çabasında koruyucu bir tepkidir.
  • anksiyete Denetim dışına çıkıp kişinin işlevselliğini aksattığında Anksiyete bozuklukları olarak incelenir.
  • anksiyete Psikiyatride bir grup hastalığın genel adıdır.
  • anksiyolitik anksiyeteyi ortadan kaldıran ilaç