tarih
2.277 anlam- abak 13. yüzyıl ortalarında Şam'da hükumet kurmuş Türk beyi.
- abakay İran'da İlhanlı devletinin kurucusu Hulagu Han'ın oğlu.
- abdal Genel olarak gezginci dervişlere verilen ad.
- abdal Yetmiş ermişe verilen ad.
- abdal Anadolu'da göçebe bir halkın adı.
- abdal Afganistan'da bir Türk boyunun adı.
- ablak Kıpçak hanlarından Yadigar Han'ın oğlu.
- acahan İran'da hüküm sürmüş Akkoyunlu Türkleri beylerinden.
- acaib i seba yi alem bk. yedi tansık
- acemi bkz. acemi oğlanı
- acemi Saraya yeni alınmış karavaşlara verilen ad.
- acemi ocağı Osmanlılarda yaya kapıkulu askeri yetiştirmek için kurulan bir tür okul.
- acemi ocağı otomatik Osmanlı ordusuna kapı kulu eri yetiştirmek için kurulan okul.
- acemi oğlan kethüdası Anadolu ve Rumeli ağalarının buyrukları altında olup acemi oğlanlarının işlerine bakan görevli.
- acemi oğlanı Acemi ocağı öğrencisi olan yeniçeri adayı.
- acemiağa Haremağalığında bir aşama. bk. haremağası.
- acemilik Sarayın yüksek görevlerinden kimilerine atananlara, ilk gereksemelerini karşılamak üzere verilen belli bir ödenek.
- aclan Karesi Beyliğini kuran Kara İsa Beyin oğlu.
- açık buyrultu Osmanlılarda, kime yazılmış olduğu belirtilmemiş buyrultu.
- açıkta kadılar Osmanlılarda belli bir süre görev yaptıktan sonra geçici olarak işlerinden alınmış kadılar.
- ad defteri Yeniçerilerin ad ve ulufelerinin yazılı bulunduğu defter.
- adalet buyruğu Yönetimleri altındaki halkın ezilmemesi için, valilere, sadrazamca yazılan buyruk.
- adalet emri bk. adalet buyruğu
- adalet genelgesi Osmanlı ülkelerinde yasaların egemen olması ve bir haksızlığa düşülmemesi için zaman zaman, padişahlarca çıkarılan genelge.
- adaletname bk. adalet genelgesi
- adem i merkeziyet bk. özeksiz yönetim
- adet i ağnam bk. ağnam resmi
- adi gedik Gedik türlerinden birinin adı. bk. gedik.
- adsız Eski Türklerde belli bir yiğitlik göstermediği için kendisine ad verilmeyen kişi.
- adsız Eski Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak hakkını yitiren delikanlı.
- aforoz Kilisece verilen Hıristiyan toplumundan kovulma cezası.
- aforoz etmek Bir Hıristiyanı kilise topluluğundan çıkarmak, kilise birliğinden çıkarmak.
- agora Eski Yunanlılarda kent devleti ile ilgili sorunların konuşulduğu alan.
- ağa Osmanlı sarayında, yönetsel ve askerî örgütünde belli orun ve aşamadaki kişilere verilen ad.
- ağa Büyük konaklarda çalışan erkek görevlilerin başı.
- ağa otomatik Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen san.
- ağa arzı Yeniçeri ağasının ocak işleriyle ilgili olarak sadrazama yazdığı yazı.
- ağa bölüğü Yeniçeri ocağında İstanbul ağasının odası.
- ağa bölükleri Yeniçeri ocağının üç bölümünden biri: Yalnız devşirmelerden oluşan ve doğrudan yeniçeri ağasına bağlı 61 bölük. bk. yaya ortaları, sekban bölükleri.
- ağa çerağı Yeniçeri ağalarınca yasa dışı olarak ocağa yazdırılan gençler.
- ağa divanı Yeniçeri ağasının başkanlığında, ocağın türlü işlerini görüşmek üzere yüksek aşamalı yeniçeri subaylarından kurulan divan.
- ağa gediklileri Yeniçeri ağasının, karargâhında bulunan ve sayıları 19 olan yardımcıları.
- ağa hakkı bk. kulluk hakkı.
- ağa imamı bk. ocak imamı.
- ağa işliği Yeniçeri ocağında kullanılan araç ve gereçlerin yapıldığı işyeri.
- ağa kapısı Yeniçeri ağasının görev yeri.
- ağa kapısı otomatik Yeniçeri ağasının dairesi.
- ağa mektubu Yeniçeri ağasınca devşirme görevlisinin eline verilen yetki belgesi.
- ağa paşa Vezirlik aşamasına yükselen yeniçeri ağalarının sanı.
- ağa sancağı Yeniçeri ağasının sancağı.