iktisat

8.377 anlam
  • açık bono Tutarı ve hamili belirtilmeden sadece açığa imza ile düzenlenmiş bono.
  • açık bütçe politikası Bilinçli olarak bütçe açığı verilmesi politikası.
  • açık ciro Tahsil edecek kişinin adı yazılmadan yalnızca arkası imzalanarak çeklerin ve diğer ticari senetlerin devredilmesi işlemi.
  • açık ciro otomatik Senet veya çek arkasına kime ödeneceği belirtilmeden imzalanma yoluyla yapılan ciro.
  • açık çek otomatik Sonsuz güven.
  • açık ekonomi İktisadi etkinliklerin, dış dünya gelir ve giderlerini kapsayacak biçimde tanımlanması.
  • açık eksiltme Sözlü teklif yöntemiyle gerçekleştirilen eksiltme. krş. kapalı eksiltme
  • açık emir Borsa oyuncusu tarafından geçerlilik süresi belirtilmeden verilen emir.
  • açık fatura Karşılığının ödenmediği üst kısmında yer alan kaşe ve imza ile gösterilen fatura. krş. kapalı fatura
  • açık finansman Bütçe açığının Merkez Bankası kaynakları kullanılarak kapatılması.
  • açık girdi çıktı akım tablosu Sırasıyla aramal istemi, sonul mal istemi, temel girdiler ve sonul isteme giren dolaysız faktör girdilerinin yer aldığı dört bölümden oluşan ve sonul
  • açık harcama Toplam talebi arttırarak deflasyonist gediği kapatmaya yönelik harcamalar. krş. deflasyonist gedik
  • açık hesap Mal ticaretinde satıcı ile alıcı arasında güven esasına dayalı bir tür satıcı kredisi. krş. satıcı kredisi
  • açık ihale usulü İdarelerce mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerinde bütün isteklilerin teklif verebileceği ihale yöntemi. krş. açık teklif yöntemi
  • açık işsizlik Geçerli ücret düzeyinde, çalışma isteği ve gücünde olduğu halde kişinin kendi iradesi dışında işsiz kalması durumu.
  • açık kabul Tutarı veya süresi belirtilmemiş bir poliçenin lehtar tarafından alınıp kabul edilmesi.
  • açık kapı politikası Yabancı malları bir ülkeye serbestçe sokma politikası.
  • açık kapı siyaseti bkz. açık kapı politikası
  • açık keşide Üzerinde bulunması zorunlu bazı unsurlara ilişkin bilgiler yazılmadan düzenlenerek lehtara verilen poliçe veya bono.
  • açık kredi bk. karşılıksız kredi.
  • açık kredi Cari hesaplarda bankaların düzenli gelirine, aylık maaşına, ücretine, tasarruf hesabı, taşınmaz malları vb. gibi servetine bağlı olarak müşterilerine
  • açık maliyet İşletmelerin mal ve faktör piyasalarından satın aldıkları aramalları ve üretim faktörleri dolayısıyla katlandıkları maliyet. krş. gizli maliyet
  • açık pazar Uluslararası alım satım işlemlerinde gümrük vergileri, kota gibi piyasa dışı müdahalelerin olmadığı ülke pazarları.
  • açık piyasa otomatik Fiyatların tamamen arz ve talebe göre belirlendiği piyasa.
  • açık piyasa işlemleri Merkez bankasının piyasadaki para sunumunu genişletmek veya daraltmak için altın, döviz ve menkul kıymet alım satımı yapması.
  • açık poliçe Gönderilecek malın çok ve çeşitli olduğu durumlarda eksik bilgiler sonradan tamamlanmak koşuluyla yapılan sigorta sözleşmesi.
  • açık poliçe otomatik Eksik bilgileri sonradan tamamlanmak üzere düzenlenen poliçe.
  • açık pozisyon Genellikle dışalımcılar ve dışsatımcıların veya uluslararası mali yatırımcıların döviz risklerine karşı önlem almadıkları için borçların alacaklardan
  • açık pozisyon Vadeli işlem piyasalarında alınmış ve henüz kapatılmamış yerli ve yabancı para borçlarının alacaklardan daha fazla olduğu durum.
  • açık senet otomatik Açık bono.
  • açık teklif usulü bk. açık teklif yöntemi
  • açık teklif yöntemi Satın alınacak malın ya da hizmetin tahmin edilen bedeli, bütçe kanunu ile saptanan tutarı geçmeyen ihalelerde uygulanan ve isteklilerin bir arada bul
  • açık uçlu fon Yeni hisse senedi çıkarılıp halka arz edildikçe sermayesi değişen, bu nedenle sabit hisseli sermayesi bulunmayan menkul değerler yatırım fonu. krş. ka
  • açık uçlu yatırım ortaklığı bk. yatırım ortaklığı
  • açıklanan değişken bk. bağımlı değişken
  • açıklanmış tercihler kuramı Tüketici dengesi çözümlemesinde, farklı gelir - fiyat seçenekleri karşısında tüketicinin gerçek tercihlerine dayanarak oluşturulan kuram.
  • açıklayıcı değişken bk. bağımsız değişken
  • açılan cobweb bk. açılan örümcekağı
  • açılan örümcekağı Tarım ürünleri piyasalarında dönemden döneme artan fiyat dalgalanmaları nedeniyle denge fiyatından giderek uzaklaşılması.
  • açılış bilançosu Yeni bir firmanın etkinliğe başlamadan hemen önceki ya da etkinlik halinde bir işletmenin yeni bir hesap dönemi eşiğindeki durumunu gösteren bilânço.
  • açılış fiyatı Genellikle menkul kıymetler ve döviz piyasalarında yeni bir iş günü başladığında işlemciye yol gösterme amacıyla kaydedilen (kote edilen) ilk fiyat.
  • açılış fiyatıyla emir Borsada ilk seansın başında kaydedilen fiyat ile alım ya da satım yapılmasını öngören emir.
  • ad valorem tarife bk. değer esaslı tarife
  • ad valorem vergi bk. değer esaslı vergi
  • adat Faiz hesaplamalarında kullanılan ve faize esas olan anapara miktarı ile gün sayısının çarpılıp yüze bölünmesi sonucu bulunan tutar.
  • adb bk. Asya Kalkınma Bankası
  • ademi merkeziyetcilik bk. yerelleştirme
  • adi akreditif Akreditif açma talimatında belirtilen limitin bir defa kullanılmasıyla sona eren akreditif.
  • adi emanet Gerçek veya tüzel kişilerin özel yasalar uyarınca hazineye yatırmak zorunda oldukları teminat.
  • adi emanet hesabı Gerçek veya tüzel kişilerin özel yasalar uyarınca hazineye yatırmak zorunda oldukları teminat hesabı.