eğitim terimleri

2.508 anlam
  • biçimcilik Bilginin özü ve içeriği yerine biçimine önem veren, bilimlerde, özellikle matematikte, doğruların saymaca ilişkiler üzerine kurulduğunu, birtakım simg
  • biçimleyici bilgi kuramı Zihnin, bellek, gözlem, istenç gibi belirli bölümlere ayrıldığını ve bundan dolayı okutulan türlü derslerin ussal yetileri ayrı ayrı güçlendireceğini
  • bileşik geçerlik Bir testin, bir öğrencinin ya da bir küme öğrencinin betimlenmesi ya da tanınması bakımından uygulama sırasında doğru ölçü verme derecesi.
  • bilgi edinme bölümü Öğrencilerin kendilerini tanımaları, çevrelerine başarılı biçimde uyabilmeleri, gerçekçi öğrenim ve meslek planları yapabilmeleri için gerekli bilgile
  • bilgi kuramı Bilginin temelini, bilim alanında uygulanan yöntemleri, sınır ve güvenirlik bakımından inceleyip eleştiren felsefe dalı.
  • bilgi tazeleme eğitimi Görevlilere görevleriyle ilgili yöntem, teknik, araç ve gereçleri daha etkili bir biçimde kullanabilmeleri için gerekli bilgi, beceri ve görüşleri tan
  • bilgi üretimi Yapılan araştırma ve incelemeler ile eldeki bilgilere yenilerinin eklenmesi işlemi.
  • bilgicilik Bir tasımda ileri sürülen ve yanlışlığı gizlenip doğru olduğu benimsetilmeye çalışılan kanıt.
  • bilgicilik Bu nitelikte kanıtlara dayanarak yapılan yargılama.
  • bilik otomatik Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu.
  • bilim otomatik Türlü duygusal yaşantıların mantıkça bir örnek düşünce dizgesine uydurulması için gösterilen çabalara verilen ad.
  • bilim Evrenin bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi.
  • bilim felsefesi Bütün bilimler için geçerli yöntemleri araştıran; bu yöntemlerden yararlanarak elde edilen temel kavramları, bu kavramların ışığı altında varlığın gen
  • bilimcilik Bütün bilginin temeli olarak, fizikötesi ya da tanrıbilim yerine bilimi alma, yalnız bilim yöntemine önem verme ve ona inanma.
  • bilimsel film Bilim verilerine dayanılarak yapılan, bilimsel bir konuyu işleyen film. bk. araştırma filmi.
  • bilimsel insancılık İnsanı biyolojik-toplumsal bir varlık olarak düşünen, onun zekâsıyle bir uygarlık yaratabileceğini ileri süren; deneysel araştırma yöntemlerinin evren
  • bilimsel kuşku Bir konuyu bilimsel yöntemlerle gözler ve incelerken, kesin bilgi elde edinceye dek yargıda bulunmaktan kaçınma.
  • bilimsel tartışma Çoğunlukla üniversitelerde bilim adamlarınca bir bildiri ya da bir tez üzerinde yapılan tartışma.
  • bilimsel tartışma Üniversite ve yüksek okullarda bilimsel çalışmalara kılavuzluk etmek ya da yapılan çalışmaları değerlendirmek amacıyle düzenlenen seminer türünde topl
  • bilimsel usavurma 1 - Olgular ve olaylar arasında tümevarım yada tümdengelim yoluyle ilişkiler bulmaya, kanıtları yoklamaya ve değerlendirmeye, böylece bir sonuç çıkarm
  • bilinç Duyum, heyecan, düşünme ya da başka bir ruh etkinliğiyle nitelenen durum,
  • bilinç Ben'in kendi etkinlik ve duygulanmalarını sezebilmesi.
  • bilinç Geniş anlamda zihin.
  • bilinç Bir topluluktaki ruhsal etkinliğin ya da ruhsal durumların tümü.
  • bilinçaltı Bilinçte hiç yer almayan ya da henüz bilinç yüzüne çıkmayan ruh durumlarının niteliği.
  • bilinçaltı Bilinçte hiç yer almayan ya da henüz bilinç yüzüne çıkmayan.
  • bilinçdışı İnsan ruhunun, baskı altında tutulan isteklerle bunlara bağlı düşüncelerden oluşan ve bilince ulaşamayan bölümü.
  • bilinçdışı Bilinçten yoksun olan ya da henüz bilincine erişilmemiş olan.
  • bilinemezcilik Bilginin saltık ve güvenilir olmadığını ileri süren türlü öğretilere verilen genel ad.
  • bilinemezcilik Dinsel ve fizikötesi konularda kuşkucu bir düşüncenin belirtilerini taşıyan felsefe görüşü.
  • bilme Bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş bulunma.
  • bilme Bir şeyi yapmaya alışmış olma, elinden gelme.
  • bilme Tanıma, anımsama.
  • bilmesinlercilik Kimi toplumsal sınıfların belli bir eğitim düzeyini aşmaması ve aydınlatıcı birtakım bilgilerle donatılmaması gerektiğini ileri süren ve genellikle öz
  • binefsihı bk. kendiliğinden
  • bireşim Ayrı ayrı düşünce ve duyum öğelerinin birleşip bir bütün oluşturması.
  • bireşim Türlü bulgu ve görüşlerin, genel bir düşünceye varmak amacıyle, karşılaştırılıp değerlendirilmesinden sonra birleştirilmesi işlemi.
  • bireşim Sözcük bölüklerinin bir araya getirilerek okunması.
  • bireşimsel yöntem Öğretimde bir konunun yalınç öğelerini ya da ayrı ayrı olayları bir araya toplayarak onlardan bireşimsel bir bütün oluşturma ya da bir sonuca varma yo
  • bireycilik Toplum yaşayışında temel amacın, bireylerin başarı ve mutlulukları olduğu düşüncesini ileri süren öğreti.
  • bireycilik Toplumun, bireylere ve kümelere geniş bir özgürlük tanıdığında gelişeceğine ve mutluluğa kavuşacağına inanan toplumbilim görüşü.
  • bireycilik Bütün değerlerin, hak ve ödevlerin kaynağı olarak bireyi kabul eden ahlâk görüşü.
  • bireyi tanıma bölümü Her bir öğrenciyi birey olarak başkalarından ayırmaya ve onun gelişimini gerçeğe uygun biçimde göstermeye yarayan bilginin toplanması, yazılması ve de
  • bireysel ayrılıklar Bireyler arasında yetenek, ilgi, erek ve gereksinmeler yönünden görülen başkalıklar.
  • bireysel ayrılıklar Bütünü ile bir kimseyi başkalarından ayıran özellikler.
  • bireysel ayrılıklar Bir ya da daha çok özellik bakımından bireyler arasında görülen değişiklikler ya da sapmalar.
  • bireysel danışma Öğrencinin karşılaştığı bir güçlüğü yenmesi, bir sorunu çözmesi için kendisine doğrudan doğruya kişisel olarak yol gösterme.
  • bireysel danışma Bu gibi konularla ilgili klavuzluk hizmetlerine verilen ad.
  • bireysel gelişme planı Her öğrenciye kendine özgü bir hızla ilerleme olanağı sağlayan çalışma programı.
  • bireysel görüşme Danışman ile yalnız bir kişi (öğrenci) arasında geçen görüşme.